Yazı Detayı
19 Eylül 2020 - Cumartesi 10:32 Bu yazı 3785 kez okundu
 
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

KARAKTERLİ YALNIZLIK!

‘’Devletler, belirginleştikçe belirsizleşir.’’

Belirsizleştikçe, yalnızlaşır. İşte bu bir değerli yalnızlıktır.

19yy.süper gücü İngiltere için kullanılan ‘’ muhteşem yalnızlık’’  kavramını benzer bir şekilde ‘’ değerli yalnızlık’’ olarak özellikle iç muhalefet biraz da küçümseyerek sıkça kendi devleti için kullanılmaya çalışılıyor.

Batının çıkarlarına hizmet etmeden demokratik değerleri savunmak, 2013’te darbeyle iktidar değişikliği yaşayan Mısır’ da ABD güdümündeki Sisi’ye karşı mesafeli duruş göstermek, 2011 yılından bugüne halkını katleden Esad’a karşı gösterilen devlet refleksi işte tüm bunlara karşı ‘’demokratik değerleri ve insan haklarını savunma’’  mottosunu ölçü kabul ederek bir mesafe koymak konseptinin adı iç cephe yönüyle maalesef değerli yalnızlık olarak tanımlanmakta eleştirilere konu olmaktadır.

Tüm bunlar yanında bu gün Yunanistan ile diyalog çağrısı yapan ancak  Yunanistan’ın diyalogsuzluk  ısrarına bir şey söyleyemeyen, Yunanistan ve İtalya’nın haksız ve hukuksuz istekleri ve kışkırtıcılığı,  artık bir Hristiyan kulübü olarak görülen AB’nin bu haksız ve hukuksuz tarafta yer almasını Türkiye açısından değerli yalnızlık olarak gören kendi muhalefetimizin konuyu siyasal manipülasyon olarak siyasete alet etmesi ayrı bir muamma olarak üzerinde düşünülmesi gerekmektedir.

Maalesef batının geçmişten bu güne en kullanışlı enstrüman olarak gördüğü demokratik değerleri kendi çıkarlarına alet etmek gerçeği,  Mısır’daki Sisi’yi her zaman elinin altında her an kullanabileceği bir çıkar aracı olarak kullanma rüyası, Libya’daki darbeci Hafter‘e verilmeye çalışılan destek karşılığında Libya petrollerinden pay kapma hayali, Rusya’nın Esad’ı; batı Suriye’de dolayısıyla doğu Akdeniz’de elde ettiği iki önemli üs karşısında koruma refleksi,  bu değerlerin aslında çıkar için nasıl kullanıldığını ortaya koyarken Türkiye’yi bu çıkar odaklı çapsızlıklar karşısındaki onurlu duruşuyla eleştirenler ‘’devletlerinde bir duruşu olmalı’’ manifestosu karşısında ‘’ısrarla bu devletlerle işbirliğini ve batı rüyasını’’ vurgulamaları, muhalefetimiz açısından bana göre içler acısı bir durum olarak görmek gerekir.

İşin enteresan tarafı kendi muhalefetimizin tıpkı batının yaptığı gibi ‘’ demokratik enstrümanları’’ diline pelesenk ederek iktidarı kendi iç siyasal zeminimizde ‘’ demokrasi katili’’ anti demokratik uygulamaların aracı olarak görmeleri ayrı bir çelişki iken, ağızlarından hiç düşürmedikleri bu değerler karşısında Suriye ve Mısır’da ki yönetimle uzlaşmayı, İsrail’le yakınlaşmayı dayatmaları özünde bu değerlere nasıl baktıklarını da göstermektedir.

Kısaca bu değerler sadece kendi muhalefetimiz değil, tüm dünya açısından aslında bir çıkar aracı olarak görüldüğü çok açıktır. Bu değerlerin varlığı söylenirken uygulamada tersinin yapılarak gerçekte böyle bir değer veya değerler silsilesi olmadığı ifade edilmeye çalışılmaktadır.

Oysa tüm bunlar karşısında bana göre devletlerinde bir duruşu olmalı demokratik değerler, insan hakları üzerine söylenenler sadece sözden ibaret değil aynı zamanda pratikte de  bir karşılığı olmalı diyebilmek, bunu savunmak bunu yalnızlaştırma olarak görmek bir çelişkidir.

Bizim özellikle muhalefetin farkında olamadığı şey Türkiye tüm bunları söylerken aynı zamanda bu söylemler üzerine bir devlet duruşu bir devlet refleksi göstererek aslında değerlerini tüketmiş batıya ve tüm dünyaya bir manifesto sunmanın yanında bir onurlu devlet duruşu gösteriyor.

Bu gün  tüm bu çelişkileri ortada olan Batı, Türkiye’nin bu onurlu duruşuyla  Orta Asya’dan , Orta Doğu’ya, tüm Afrika’sından Balkan halklarına kadar   yumuşak güç etkisi karşısında Türkiye’ ye  içten içe  hayranlık beslerken kendi içimizde bu muazzam potansiyeli anlayamamak üzerine kurulu bir ‘’algısal yetmezlik’’ sorunuyla karşı karşıya olduğumuzun bilinmesi gerekir.

AB yüksek temsilcisi Borrell’in,  Türkiye’nin  ( soft power) yumuşak gücünün  etkisinin kendi coğrafyasını aşarak kendi dışındada yayılmaya başlamasını  “ eski imparatorluklar geri gelmeye başladı. Bunlardan biri de Türkiye...’’  demesi  işte bu karakterli dik duruşu yanında gerek diplomasi ve silahlı gücüyle oyunları bozabilme kabiliyetinin gerekse dünyanın ezilmiş mazlum halklarına umut olabilme potansiyelinin bir sonucudur.

Burada Borrell tarafından bahsedilen yakın zamanda ortaya atılan ‘’neo-Osmanlıcılık’’ adı altında    orta çağı kapatıp yeni çağın süper güçlerinden biri olan Osmanlı’nın Türkiye ruhuyla, güç ve kudretini yeniden kuşanması, batının sömürgeci geçmişinin aksine etki alanındaki bölgelerdeki yapıcı ve inşa edici bölgenin enerji kaynaklarını bölge halkının refahı için kullanan bir anlayışı yeniden idame ettirme refleksi olarak görmek gerekir.

Türkiye ilk defa yalnız kalmıyor. Geçmişten bu güne kendi menfeatlerini hakka ve hukuka uygun olarak ne zaman korumaya kalksa Batı tarafından ya darbe ile test edilmiş yada yalnız bırakılmıştır. Buna en iyi örnek kurtuluş savaşımız ve  Rumların Kıbrıs Türklerinin haklarını ihlali karşısında Kıbrıs barış harekatıdır. O zamanda batının yalnızlaştırma ve ambargosuyla karşılaşmıştık.

Dolayısıyla her zaman  sistematik sahipsizlik yaşayan Türkiye’nin, küresel ve ulusal demokratik değerleri şiar edinmiş onurlu ve dik duruşuyla  aslında dünya milletleri nezdinde gıpta ile bakılan bir ülke olması ve bunun muhalefet tarafından bir türlü anlaşılamamasıdır.

İlla bu onurlu duruşu bir sıfat yükleyerek yalnızlıkla izah etmek gerekiyorsa sistematik sahipsizlikle dayatılan  ‘’ karakterli yalnızlıktır!’’

 

 

 

 

 

 
Etiketler: KARAKTERLİ, YALNIZLIK!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
1286 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
2175 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
2561 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1164 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
1915 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
2483 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2126 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
1552 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
1371 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
1250 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1139 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
2745 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
1487 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
2276 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
2529 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
2445 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
2432 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
1920 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
2358 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
1726 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
1576 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
1606 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2148 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
2775 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
2538 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
2737 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
2984 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
2678 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
2870 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
2937 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
2848 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
3282 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3097 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
2782 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
4428 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
2192 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2137 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
2345 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
2412 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
2429 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
2460 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
2509 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
2671 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
2564 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
2803 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
2703 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
2857 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
2865 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3049 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3022 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3120 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
3230 Okunma.
Haber Yazılımı