Yazı Detayı
10 Nisan 2021 - Cumartesi 11:28 Bu yazı 609 kez okundu
 
ANNE KÖSTEBEK VE BEYAZ PORTAKAL ÇİÇEĞİ…
İsmail Şimşek
istikbalgazetesi@gmail.com
 
 

Genç Greyfurt ve Turunç aralarında konuşuyorlardı...

Turunç, Greyfurt’a birşeyler söylüyor hemen yan komşusu yeni açmış ‘’beyaz portakal çiçeği’’ bu hararetli seslere kulak kabartıyor ne olduğunu tam olarak anlayamadığı bu sesi  anlamaya çalışıyor, bunu yaparken artan bir merakla kabına sığmaz bir telaş yaşıyordu.

Bir ara Turunç’un ; ‘’uzaktan akrabamız limon çiçeği bahçelerini uçsuz bucaksız yaşam alanlarından söküp yerlerine lüks rezistanslar yapmışlar’’ sözünü yarım yamalak duyar gibi olmuştu.

Başından kaynar sular dökülmüştü genç portakal çiçeğinin... Benzer şeyler kendileri içinde daha önceleri söylenmişti. Makûs talihleri acaba kendilerine de mi aynı son hazırlayacaktı... Bir an bunu düşündü…

Yok, artık dedi içinden… İnsanlar kendi yaşam alanlarını yok edecek, tarım alanlarının gittikçe kendini kuraklığın belirtilerine bıraktığı bir gelecekte buna cesaret edemez ki diye düşündü bir an…  Düşündüğü şeyi yaşama ihtimali karşısında Turunç’un söyledikleri daha da telaşlandırmıştı beyaz portakal çiçeğini…

Zira insanoğlunun ‘’ bahşedilen nimetleri ihtiyaçları oranında tüketmek yerine tıpkı metastaz yapmış bir kanser hücresi gibi büyümek için büyümek’’ ihtirasını idrak edememiş, aklına getirememişti...

Kendi kendine neden kar taneleri gibi saf ve temiz olamıyor insanoğlu dedi içinden buğulanmış gözleriyle iç çekerek…

Bu zalimliğe kıyasla kar taneleri belki bizim çiçeklerimizi bir başka bahar için öldürür ancak insanlar gibi bedenimizi yok edecek kadar kimse zarar veremez diye düşündü…  

Temizliği ve tevazuluyla  kar taneleri insanoğluna neden örnek olmaz diye düşündü. Zira kar taneleri yağarken nefes almayı, birlikte yürüdükleri yollarda birbirine zarar vermeden  yol almayı öğretir dedi içinden kendi kendine…

Portakal çiçeği bunları düşünürken komşusu anne köstebek, yavrularına kemirmek için bir şeyler bulmak gayretiyle yuvasından dışarıya çıktığında başına ileride neler geleceğinden habersiz  arılara bal güzel kokusuyla insanlara cenneti yaşatan portakal çiçeğinin hiç tanık olmadığı bu hüzünlü halini görünce dayanamadı sordu:  Komşum portakal çiçeği nedir bu hüzünlü bir o kadarda  karamsar halin?

Beyaz portakal çiçeği :‘Vicdan yorgun düştümü zulüm paçadan akarmış dedi içten sitem ederek…’

Biz kökten sökülmüş bedenimizle yok olursak benzer akıbeti sende yaşayacaksın dedi iç çekerek... Sen yavruların için yeni yuvalar yeni yaşam alanları bulabilecek misin dedi sessiz hıçkırıklarla…

O an anne köstebeğin gözünün önüne yetim üç küçük yavrusu geldi. Toprakla irtibatlarını kesen beton yığınlarının taş parkelerle örülmüş caddelerin yaşam alanlarını nasıl yok edeceğini düşündü bir an büyük bir korku tarifi imkânsız bir acıyla…

Nedir dedi bu insanların bizlerle birlikte kendi yaşam alanlarını yok etme hırsı…  Bir an insanlar karşısındaki sistematik sahipsizliklerini düşündü beyaz portakal çiçeği ve anne köstebek…

Ve bu duygulardan beslenen sistematik hayal kırıklıklarını vurdular insanoğlunun o arlanmaz bir o kadarda arsız suretine…

Neden insanlar verimli topraklardan kendilerine verdiklerimize saygı duymak onu korumak yerine oralarda betondan barınaklar yaparlar diye düşündüler…

İşte dağ yamaçlarındaki ot bitmez çorak ve kuru araziler, barınak alanları yapılacaksa neden buralara yapılmaz nefes veren nefes alanlarını neden talan eder yağmalar adı insan olan bu haramiler diye hayıflandılar…

Kendilerine bahşedilmedikleri için anlayamadıkları şey bu tarifi imkânsız hırs, kontrol edilemez bencillik ve konforlu yaşamak uğruna insan fıtratına bahşedilmiş yaşamları yok etme duygusuydu…

Beyaz portakal çiçeği ve anne köstebeğin yaşadığı bu duygu sağanağını bu gün bende yaşıyorum. Portakal bahçelerinin önünden geçerken hissettiğim o tarifi imkansız rehayı bir daha hissedememekten, Mersinimizle özdeş bu güzelliklerin yok edilerek beyaz portakal çiçeklerini bir daha içime çekememekten korkuyorum.

Tüm bunlar ortadayken asırlardır süre gelen bu habis duygularımızla, yaşam alanlarımıza doğa anaya hürmeti bu gün adeta çarmıha gererken para kazanmak hırsıyla vahşi kapitalizmin bu kirli zemininde yol yürümeye, yürüdüğümüz bu amaçsız güzergâhta doğayı kıyıma, katle devam ediyoruz.

Oysa biliyoruz ki, turunç, limon, greyfurt, beyaz portakal çiçekleri kokan ve  köstebeklerin yavrularıyla oynaşarak  bize sundukları yaşam alanları taş binalardan devasa gökdelenlerden daha kıymetlidir. Bu kıymetlerden yoksun metropollerde büyük kentlerde yaşamak, aslında yapay suni bir varoluştan öte nedir ki?

Portakal bahçelerini yok edişimizden önce dokunarak hissettiğimiz, ayaklarımızın altındaki betondan üretilmiş taş parkelerden toprağı, yağan yağmurdan sonra toprağın o buram buram kokusunu bu gün belki azda olsa hissedebiliyoruz bu kıyımla gelecekte hissedebilecek miyiz? Yarınlarda bunları hiçbir zaman hissedememek içimizi acıtmayacak mı?

Hemen dünle bu günü mukayese ettiğimizde o günkü o portakal çiçeği kokuları yerine bu gün yerlerinden sökülerek üzerine dikilen pahalı rezidansların hemen bitişiğindeki çöp konteynırlarındaki çöp kokularından başka neyi hissedebiliyoruz bunu idrak edebiliyor muyuz?

Dün yeşil giysisi içindeki beyaz dekoltesiyle bizi mest eden üzerine konan arıların uçan böceklerin sanki bir orkestra uyumundaki essiz nağmelerini dinlerken hatırladığımız anılarımızdaki portakal çiçeklerinin yerini şimdilerde üzerindeki yeşil giysisi içindeki beyaz dekoltesi parçalanarak çırılçıplak bırakılmış o uçsuz bucaksız portakal bahçelerinin yerine, utanırcasına kendisini saklamaya çalışan arazi parçaları üzerinde yükselttiğimiz devasa gökdelenlerimiz, ruhsuz bedenimizi hapsettiğimiz pahalı rezidanslarımız “beyaz portakal çiçeğinin isyankâr gözyaşları’’ karşısında bizi her zamankinden daha mı mutlu edecek?

Veya anılarımızın o uçsuz bucaksız portakal bahçelerinin yok edilmesiyle tarumar edilmiş yuvalarından geriye yetim yavrularıyla bir başına kalmış  ‘’anne köstebeğin hıçkırıklarına kulaklarımızı kapatıp bu sessiz çığlıklarını’’ duymazdan mı geleceğiz?

 

 
Etiketler: ANNE, KÖSTEBEK, VE, BEYAZ, PORTAKAL, ÇİÇEĞİ…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
08 Mayıs 2021
ALGORİTOKRASİ YÜZYILI
156 Okunma.
01 Mayıs 2021
EZİK SİYASET
138 Okunma.
26 Nisan 2021
SOYKIRIM YALANI VE GERÇEKLER…
105 Okunma.
23 Nisan 2021
KANAL İSTANBUL, MONTRÖ VE GERÇEKLER…
130 Okunma.
17 Nisan 2021
EGO’NUZU KONTROL EDEBİLİYOR MUSUNUZ?
187 Okunma.
03 Nisan 2021
SIRADIŞI BİR BAŞKAN BİYOGROFİSİ: ‘’ HALUK BOZDOĞAN’’
1309 Okunma.
26 Mart 2021
EKOLOJİK REKABET VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
1276 Okunma.
16 Mart 2021
TEŞEKKÜRLER BAŞKAN ATSIZ AFŞIN YILMAZ!
1253 Okunma.
13 Mart 2021
DOĞAYI KATLETMEYİN!
573 Okunma.
06 Mart 2021
ENGEL; ZİHİNLERDEDİR…
1517 Okunma.
26 Şubat 2021
GEÇMİŞİN; SENİN REFERANSIN!..
1145 Okunma.
19 Şubat 2021
RUHLARI ŞAD OLSUN!
1164 Okunma.
12 Şubat 2021
KARAKTER İNŞA ETMEK!..
1189 Okunma.
06 Şubat 2021
BU BİR DEJAVU…
623 Okunma.
30 Ocak 2021
BEŞİNCİ KOL
1486 Okunma.
22 Ocak 2021
BÜYÜK ÜLKE; BÜYÜK İDEAL…
1604 Okunma.
15 Ocak 2021
ARDIÇ KUŞUNU ÖLDÜRMEYİN!
2125 Okunma.
07 Ocak 2021
ÇÜRÜK TAHTA ÇİVİ TUTMAZ!
2613 Okunma.
31 Aralık 2020
ÇEYREK PORSİYON UMUTLARIM
2152 Okunma.
25 Aralık 2020
UYUYAN DEVİ UYANDIRDILAR
2198 Okunma.
19 Aralık 2020
YİĞİT SARSILIR; YERE YIKILMAZ!
2124 Okunma.
12 Aralık 2020
EMPERYALİZME KARŞI DİK DURMAK!..
2437 Okunma.
04 Aralık 2020
SEVGİ, FEDAKÂRLIKTIR!
2205 Okunma.
28 Kasım 2020
ÇARMIHA GERDİĞİMİZ MİSTİK KAVRAM: “EMPATİ”
1987 Okunma.
21 Kasım 2020
MİLLET BAHÇESİNE MERSİN’Lİ AHMET İSMİ YAKIŞIR…
2447 Okunma.
11 Kasım 2020
TURAN’A DOĞRU…
3373 Okunma.
06 Kasım 2020
TARİH VE KÜLTÜREL SAHİPSİZLİĞİN ADI: ‘’ ÇANDIR KALESİ’’
2155 Okunma.
31 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ (2)
2786 Okunma.
23 Ekim 2020
TOROSLAR BELEDİYESİ’NDE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ-1
2921 Okunma.
15 Ekim 2020
SESSİZ HIÇKIRIKLARIM…
3029 Okunma.
07 Ekim 2020
DOSTLUK, EMEK İSTER!
3547 Okunma.
03 Ekim 2020
ÖLÜM VE DOSTA VEDA
1971 Okunma.
19 Eylül 2020
KARAKTERLİ YALNIZLIK!
4667 Okunma.
11 Eylül 2020
EMPERYALİZM VE KONTROL EDEMEDİĞİ STRATEJİK AKIL
2695 Okunma.
04 Eylül 2020
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR
3292 Okunma.
28 Ağustos 2020
LOZAN, YUNAN ŞIMARIKLIĞI VE MUHALEFETİMİZ
2936 Okunma.
21 Ağustos 2020
BAŞKA ZİHNİN DEKORİSTLERİ…
2331 Okunma.
14 Ağustos 2020
BAŞARI, GAYRETE AŞIKTIR!
2505 Okunma.
08 Ağustos 2020
ASKIDAKİ HAYALLERİM
2046 Okunma.
30 Temmuz 2020
HİLAFET TARTIŞMASI…
1961 Okunma.
15 Temmuz 2020
15 TEMMUZ MANİFESTOSU
3602 Okunma.
11 Temmuz 2020
KLAVYE GLADYATÖRLERİ
2278 Okunma.
03 Temmuz 2020
BAROLARIN DEMOKRASİ PARADOKSU
3076 Okunma.
26 Haziran 2020
ÖNEMLİ OLAN SİZSİNİZ!
3327 Okunma.
20 Haziran 2020
MERSİN BÜYÜKŞEHİR İÇİN EMSAL OLABİLİR Mİ?
3231 Okunma.
13 Haziran 2020
AYASOFYA, NEDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR?
3251 Okunma.
06 Haziran 2020
VİZYON ÜRETMEK
2777 Okunma.
30 Mayıs 2020
YALANA DEVAM EDİN!
3180 Okunma.
22 Mayıs 2020
SORGULAYAN NESİL
2600 Okunma.
16 Mayıs 2020
POTANSİYEL BUDAMASI
2390 Okunma.
09 Mayıs 2020
BAŞKAN GÜLTAK!..
2460 Okunma.
01 Mayıs 2020
ELİNİZİ PATLATINCAYA KADAR ALKIŞLAYIN!
2960 Okunma.
18 Nisan 2020
LİDERLİK; ÖNGÖREBİLMEKTİR!
3551 Okunma.
11 Nisan 2020
Adı Cemile
3402 Okunma.
04 Nisan 2020
Öldürmeyen, Güçlendirir!
3551 Okunma.
28 Mart 2020
Kelebek Etkisi Ve Göz Yaşlarımız
3813 Okunma.
21 Mart 2020
Sadece Alkışlayalım mı?
3479 Okunma.
14 Mart 2020
Harabeler Çiçeği
3744 Okunma.
07 Mart 2020
Bir Kültür Vizyonu: ‘’Ayyder’’
3733 Okunma.
29 Şubat 2020
Kan Kusacağız…
3688 Okunma.
22 Şubat 2020
Cahil Cesareti
4210 Okunma.
16 Şubat 2020
Politik amaç mı ; Politik ahlak mı ?
3896 Okunma.
08 Şubat 2020
Ülkem Gibi Gözü Yaşlı; Ülkem Gibi Yorgunum
3578 Okunma.
27 Ocak 2020
Tebessümün Feryadı
5370 Okunma.
19 Ocak 2020
Toroslar'dan Yörük Hasan
3017 Okunma.
12 Ocak 2020
Kanal İstanbul, Ufuk Körlüğü Ve Muhalefet
2941 Okunma.
06 Ocak 2020
İdrak Sorunu Ve Kavrayış Gecikmesi
3508 Okunma.
29 Aralık 2019
Bu kez başaramayacaksınız!
3225 Okunma.
22 Aralık 2019
Olmaz! Olamaz Derken Buda Oldu!..
3261 Okunma.
16 Aralık 2019
TKGM’den Sıradışı Bir Yapılanma; ‘’ Yurt Dışı Tapu İşlemleri’’
3277 Okunma.
09 Aralık 2019
Vicdan Üşümesi Mi; Vizyon Üşümesi Mi?
3339 Okunma.
02 Aralık 2019
Sözcüklerin İsyanı
3530 Okunma.
26 Kasım 2019
BİR EĞİTİM POLİTİKAMIZ VARMI?
3377 Okunma.
18 Kasım 2019
Başvuru için artık tapu dairelerine gitmenize gerek yok!
3618 Okunma.
11 Kasım 2019
10 KASIM VE ATATÜRK’E MEKTUP
3504 Okunma.
04 Kasım 2019
DİREN VE VAZGEÇME!
3688 Okunma.
28 Ekim 2019
LİDER OLUNMAZ; LİDER DOĞULUR!
3682 Okunma.
20 Ekim 2019
Toroslar Kent Konseyi büyük işlere imza atıyor
3836 Okunma.
14 Ekim 2019
Rüştünüzü ispattan başka çareniz yok Başkan Gültak! Bağlantı
3818 Okunma.
06 Ekim 2019
Liderlik sorunu, politik çiştenlik ve muhalefet
3920 Okunma.
02 Ekim 2019
Doktor robot, lütfen ameliyathaneye!..
4030 Okunma.
Haber Yazılımı