Yazı Detayı
07 Eylül 2019 - Cumartesi 11:24 Bu yazı 5185 kez okundu
 
Zazalar Oğuz boylarındandır… Öz be öz Türk’türler.
Rüştü Aydın
istikbal_33@hotmail.com
 
 

Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm

Zazalar Oğuz boylarındandır… Öz be öz Türk’türler.

 

4 Eylül 1919 Sivas Kongresinin 100. Yıldönümü idi. Başta Sivas ilimiz olmak üzere Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler ile anıldı.

Bütün engellemelere rağmen Sivas Kongresi yapılır. Erzurum kongresinde alınan kararlar aynen kabul edilir. Ayrıca işgal altındaki Anadolu’da kurulan bütün cemiyetlerin tek çatı altında toplanılmasına karar verilir. Neticede 4 Eylül 1919 günü;  milli sınırları içinde vatan bir bütündür ve parçalanamaz, vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğünü temin edecek her türlü kararın alındığı gündür. Manda ve himayenin kabul edilemez olduğu gibi vatanın korunması için kararı doğrudan doğruya milletin kendisi verecektir sözü ile Mustafa Kemal Atatürk bağımsızlık mücadelesine devam etmiştir.

Tüm engellere rağmen demiştik. Evet Sivas kongresi öncesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri görevleri elinden alınır, tutuklanması için emir verilir. Emri Bir grup Kürt aşiretlerine yaptırmaya kalkarlar… Bir araya gelen ayrılıkçı Kürtlere karşı Mustafa Kemal Atatürk tedbir aldırır. Neticede Sivas kongresi tüm engellemelere rağmen yapılır.

Kürtlerin Türklüğü hep tartışılmıştır. Güneydoğu’da Kürt diye bildiğimiz o kadar çok aşiretler var ki bunlardan biri Kurmanço veya  ZAZA’lardır. Bu konuda Dr.Mahmud Rışvanoğlu’nun “Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm” adı ile yayınladığı kitabından bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum. (Sayfa: 68-69-70-71-72)

 

“DİL BAKIMINDAN KÜRTLERİN TÜRKLÜĞÜ

Tarih bakımından Kürtlerin Türklüğü anlatılırken Sasani hükümdarı 1.Ardeşir tarafından Doğu Anadolu ve Dicle-Fırat bölgesinin istila edildiğini ve İslamlar tarafından (Hz.Ömer zamanında) Sasaniler yıkılıncaya kadar 300 seneden fazla bir süre olarak İran hakimiyeti altında kaldığını söylemiştir. İşte bu üç asırlık süre içinde ateşe tapan İran’lıların sosyo – kültürel baskılarına karşı koyamayan Kürtler, din ve dillerinden çok kayıplar vermişlerdir. Nitekim yine bir nebze dokunduğumuz ‘Yezidilikte, bu  Sasani tesiri ile doğdu.

Dicle Kürtlerinin Sakalar çağından kalma ve Oğuzca olan dillerine (özellikle Hazarca konuşurlardı) pek çok, Farsça kelimeler ve deyimler girdi. Hatta uzun zaman Ermenilerle temaslarının bir neticesi olarak da yine dillerine Ermenice, Süryanice ve Arapça pek çok kelimeler girdi. Bu yabancı kelimelerin girmesinden sonra, Orta Asya’dan getirdikleri Oğuzca öz lisanları eski gücünü kaybedip, tıpkı Osmanlıca’ya benzer, karışık bir lisana döndü. Nitekim Prof.Veber’de “Kürtçe bir lisan halitası değil, bir kelime halitasıdır” diyerek bu gerçeğe dokunmuştur (82).Fakat daha ileride anlatacağımız gibi, halihazırda konuşulan lisan, derince tetkik edildiğinde hala eski Oğuz lisanının deyimlerinin ve kelimelerinin yaşadığını görmekteyiz.

İranlı’ların 300 yıllık sosyo-kültürel tesirlerinin izlerini göremeyen ve görmek istemeyen, gerçek bir tarih ve dil bilgisinden yoksun Türk-İslam düşmanı emperyalist güçlerin piyonu haline gelmiş bazı kimseler, temelsiz yayınları ve propagandaları ile Oğuz-Kürt’lerini Ari bir ırk olarak görmeye çalışırlar. İlk bakışta Acemceyi andırır gibi görünen bu dil hakkında, Türk düşmanı Rus Akademisyeni V.Minorsky bile (ileride bu şahıs hakkında geniş bilgi verilecektir.)  “Kürtçe menşe’de Farsça’dan ayrıdır.” demek zorunda kalmıştır. Yine devamla  “Garbi Farsçadan tamamen ayrı bir mahiyet göstermektedir.”  diye söylemektedir.

Yine Minorsky, Kürtçenin Farsçadan ayrı özelliklerini de şu noktalarda toplamıştır.

A-Kendisine göre özelliği olan bir konuşma şekli.

B-Aynı kökten gelen sözlerin ses bakımından esaslı surette değişmiş olmasıdır.

C-Şekil ayrılıkları

D-Nahiv farkları

E-Kelime ayrılıkları gibi

E.Yavuz Bey, Kürtçe ana kuruluşu bakımından Türkçe’nin aynı olduğunu,cümle kuruluşunda özne evvel, mefül sonra ve fiilinde en sonunda bulunduğunu ve dilde de Türkçe sözlerin çoğunlukta olduğunu belirtmektedir (83).

Yukarıda Türkçe cümle kuruluşunda takip edilenin aksini bütün Ari, Sami-Hind-u Avrupai dillerinde görmekteyiz. Şöyleki: Fiil evvel mefül sonra ve özne en sonda yer almaktadır.Türkçe düşünenler kelimeleri değiştirseler bile, söz kuruluş düzenini çabukça değiştiremezler. Buna örnek olarak E.Yavuz beyden, bir Zaza’ca (Guranca),birde Gurmança yani Kurmanço olarak iki cümle olarak çözümleyelim (84).

“Hel –Ocağı Seyyid-i tu sero-perora gero” (bu bir Zazaca duadır)  “Seyit ocağının kartalı senin başına kanatlarını gersin.” Demektir.

Özne: Seyit ocağının kartalı

Tümleç: Senin başına kanatlarını

Fiil: Gersin (Gero) (Germekten)

Sözlerden  “Hel-Ocak,Ger”,  Türkçe, “Tu, Ser (Baş)

Perora (kanatlar)”  Farsça olup, eski Osmanlı Türkçesinde de kullanılan sözlerdir. Seyit sözü Müslümanlarda kullanılan ve Hz.Hüseyin’in soyundan gelenlere verilen isimdir.

Kurmanço’da da aynı durum mevcuttur. Nazımda bir göz atalım:                                               

“Ji Kürt pirsine rikne İslame Çine?

Gotiye: Sevmu salat,hacü zekat

Se resek fişek u tufengk zoldat”.

Yani ;

“Kürd’e sormuşlar İslam’ın rüknü nedir?

Cevap veriyor; Oruç ve Namaz, Hac ve Zekat

Üç bağ fişek ve asker tüfeng.

Burada da Kürt özne, Pirsine (sormuşlar) fiil, Rikne İslame (İslamın rüknü) tümleç, Çine (Nedir) fiil. Bu da bize kelimeler ne olursa olsun Kürd’ün de konuşurken Türk olarak düşündüğünün bir belgesi olarak görünmektedir.

Kelimelerin kökenine gelince. Pirsine Farsça kökten bozma. Se yine Farsca, Rükünden Rikne ile Savm (Oruç), salat (Namaz), Hac, Zekat Arapça, Fişek, Tüfeng Türkçe’dir. Gördüğümüz gibi kuruluşu tamamen Türkçe olan bu yazıda kelimeler tıpkı Osmanlıca’da olduğu gibi her milletten alınmış sözlerle doludur. Nasıl Selçuklular, Sarayda, dergahta, divanda Farsça,Osmanlılarda Farsça Arapça ve Türkçe karışımı lisan konuşmaları onların Türklüğünü inkar ve kayıp ettirmezse, yine karışık kelimeleri havi bir lisan kullanan Kürmanç ve Zazaların da Türklüğünü ve Oğuz soyundan geldiğinin inkar edilmesine bir mesnet teşkil etmez.

 

 

 

 

***

Saint Petersburg Akademisinin yayınladığı 8528 sözlü  “Kürtçe-Rusça-Almanca”  lügat kitabında:

3000 halis Türkçe kelime

2000 Türkçeleşmiş kelime

1240 Zint

1030 Türkçeleşmiş Farisi

370 Eski Pehlevi

300 Mahalli Kürtçe

108 Gildani

60 Kafkas Türkçesine ait kelimeler.(Azeri, Çeçen, Çerkez)

Kitabın Türkçeye tercümesini yapan Şerefhan’ın akrabası Bitlis’li bir zattır. Burda Kürtçe diye gösterilen 300 kelimenin 107’sinin dağ ve yayla isimlerine ait Türk kelimelerinden alındığı yani Türkçe olduğu görülmektedir.

(Kırım,Tatarca ve Çerkezce), bu durumda Kürtçeyi teşkil eden 8500 kelimenin 5080 kadarı tamamen Türkçedir.Osmanlıca ve Selçukluların kullandıkları lisandaki kelimeleri de kökenine göre ayırsaydık, bundan farklı bir durumla karşılaşacağımızı zannetmiyorum. Buna göre Batı Türkistan’daki Tacikler’den daha çok ırk özellikleri gibi dilleriyle de Kürmanç ve Zazaların Oğuz soyundan gelme Türklerden olduklarının bir belgesidir.

F.Kırzıoğlu yine bu mevzuda yaptığı değerli araştırmalarıyla bize aydınlatıcı bilgiler vermektedir. Şöyleki:1-1879’da Petersburg’da basılan “Kürtçe –Fransızca”  etimoloji sözlüğü, 2-Mütki Kaymakamı Siirt’li Yusuf Ziyaddin Halidi Paşa’nın 1892 de İstanbul’da  “Hediyyetül Hamidiyye”  adı ile basılan “Kürtçe-Arapça” sözlüğü, 3-1954 ile 1960 ta Moskova’da basılan  “Kürtçe-Rusça” iki ferheng gibi, bu dört sözlük ve kendisinin halk arasında derlediği sözler, 900 yıl önceki Kaşgarlı Mahmud’un  “Divan-ü Lügat’it-Türk” te tanıttığı ve süregelen Oğuzlar diline uygun olup, Oğuzluğun bütün özellikleriyle Kürt’lerde yaşadığını apaçık olarak bize göstermektedir.Ayrıca Türk Dil Kurumunun aylık dergisi “Türk dili”nin 1973 Haziran tarihli 141. Sayısında çıkan “Kürt’lerde Oğuzcanın izleri ve aileye ait sözler” adlı makalede örnekler verilmiştir (85)”

 

 

 
Etiketler: Zazalar, Oğuz, boylarındandır…, Öz, be, öz, Türk’türler.,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mayıs 2021
3 Mayıs
96 Okunma.
25 Nisan 2021
KARA GÜN VE DOSTLUK
124 Okunma.
17 Nisan 2021
Bir yılı geçti…
181 Okunma.
10 Nisan 2021
YİĞİT MERSİN
625 Okunma.
04 Nisan 2021
TRT 1 ve KIRBIS
1170 Okunma.
27 Mart 2021
İstanbul Sözleşmesi ve Montrö
1426 Okunma.
21 Mart 2021
Mersin Atatürk Parkı
809 Okunma.
13 Mart 2021
Mehmet Akif Ersoy ve Asım’ın Nesli
1556 Okunma.
06 Mart 2021
8 Mart’ın Düşündürdüğü
1610 Okunma.
28 Şubat 2021
Hayat ve İnsan
1232 Okunma.
20 Şubat 2021
Katıksız Turizm
1256 Okunma.
13 Şubat 2021
Galileo, Engizisyon ve Uzay
1268 Okunma.
03 Şubat 2021
Öğrenci Olayları
1289 Okunma.
30 Ocak 2021
SÖZDE
973 Okunma.
22 Ocak 2021
YİNE MEHMETÇİK
1687 Okunma.
15 Ocak 2021
Bunun için…
2105 Okunma.
08 Ocak 2021
Dostluklar Üzerine…
2291 Okunma.
03 Ocak 2021
Atılım Yılı Olsun
1854 Okunma.
25 Aralık 2020
“Bir evladım vardı, bin evladım oldu”
2641 Okunma.
18 Aralık 2020
AŞI
2352 Okunma.
11 Aralık 2020
Korku ve virüs
2639 Okunma.
04 Aralık 2020
Engelliler Günü
2023 Okunma.
27 Kasım 2020
Şiddet
2090 Okunma.
20 Kasım 2020
ASELSAN’ın Açılışı
2656 Okunma.
13 Kasım 2020
Kalbim seninle
2241 Okunma.
06 Kasım 2020
VİRÜS
2955 Okunma.
31 Ekim 2020
TÜRKİYE GÜÇLENİYOR.
2506 Okunma.
23 Ekim 2020
İLHAM
2904 Okunma.
17 Ekim 2020
Aydın Özbıyık
2486 Okunma.
10 Ekim 2020
ERMENİLER
2824 Okunma.
03 Ekim 2020
DUYGU
2635 Okunma.
19 Eylül 2020
Maske!
4648 Okunma.
11 Eylül 2020
Eylül sıcağı, parti sıcağı
2644 Okunma.
04 Eylül 2020
9 Eylül
3027 Okunma.
28 Ağustos 2020
AVRUPA AVRUPA!
2953 Okunma.
21 Ağustos 2020
MÜJDE
3032 Okunma.
14 Ağustos 2020
AKDENİZ
2258 Okunma.
08 Ağustos 2020
ORTADOĞU ve ATATÜRK
1950 Okunma.
11 Temmuz 2020
AYASOFYA
4514 Okunma.
22 Mayıs 2020
FİLYASYON
10680 Okunma.
26 Nisan 2020
Gazeteci gözüyle Kovid-19 Değerlendirmesi
4394 Okunma.
30 Mart 2020
Yarınlarımız için
6091 Okunma.
28 Mart 2020
“Her işte bir hayır vardır”
2907 Okunma.
20 Mart 2020
Evde Kal
3888 Okunma.
13 Mart 2020
Corona virüs
3987 Okunma.
06 Mart 2020
Ateşkes çıktı?
3865 Okunma.
29 Şubat 2020
Türk Askeri merttir,yiğittir; düşman askeri kalleştir.
3404 Okunma.
28 Şubat 2020
Türk Askeri ile göğüs göğse savaşamazlar
2598 Okunma.
21 Şubat 2020
Bugün İdlib’i alırlar, yarın Ankara’yı isterler
4031 Okunma.
14 Şubat 2020
Suriye’de olmak
4685 Okunma.
01 Şubat 2020
Deprem Gerçeği
4811 Okunma.
24 Ocak 2020
Kaldırımlar Yayaların mı?
3615 Okunma.
10 Ocak 2020
İnanç
3388 Okunma.
03 Ocak 2020
Tam tam sesleri
3162 Okunma.
27 Aralık 2019
Libya’ya asker göndermek…
3142 Okunma.
20 Aralık 2019
Kanal İstanbul
3348 Okunma.
13 Aralık 2019
Kaybolsanız
3397 Okunma.
06 Aralık 2019
Yazar olmak
3391 Okunma.
16 Kasım 2019
Yüzümüz hep gülsün!
3819 Okunma.
08 Kasım 2019
Ümit Yaşar Oğuzcan
3602 Okunma.
04 Kasım 2019
Cumhuriyet
3551 Okunma.
25 Ekim 2019
Narenciye Festivali
3710 Okunma.
18 Ekim 2019
“Hepiniz bir araya gelseniz bir Türkiye etmezsiniz.”
3811 Okunma.
11 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekâtı
3781 Okunma.
27 Eylül 2019
Kuvay-ı Milliye Anıtına ne Oldu?
4117 Okunma.
20 Eylül 2019
Sümeyye
4297 Okunma.
14 Eylül 2019
12 Eylül
4466 Okunma.
31 Ağustos 2019
Yalandan ve Yalan söyleyenden uzak durun!
4269 Okunma.
23 Ağustos 2019
Mersin'de Güzel Şeyler Oluyor
4569 Okunma.
09 Ağustos 2019
Haydut mu?
4731 Okunma.
03 Ağustos 2019
Sanal
4611 Okunma.
26 Temmuz 2019
Mersin ve Sanayi
4807 Okunma.
20 Temmuz 2019
20 Temmuz 1974 Barış Harekatı
4571 Okunma.
11 Temmuz 2019
İstanbul’a 3 Büyükşehir Belediye Başkanı
4809 Okunma.
05 Temmuz 2019
Kadın
4939 Okunma.
28 Haziran 2019
Seçim sonrası…
4726 Okunma.
20 Haziran 2019
Yoğurt Pazarı
5296 Okunma.
15 Haziran 2019
“Her Bizans’a Bir Fatih ”Gerek
4805 Okunma.
31 Mayıs 2019
Biriz Beraberiz
5082 Okunma.
25 Mayıs 2019
Bu topraklar kolay vatan olmadı
4897 Okunma.
17 Mayıs 2019
Selam bile vermezlerdi
4900 Okunma.
10 Mayıs 2019
Devletin Hakları
4919 Okunma.
03 Mayıs 2019
Türkiye Dünyaya Örnek Oldu
4957 Okunma.
30 Nisan 2019
Çay Bahçesinde
5066 Okunma.
19 Nisan 2019
Biz, Biz Olmalıyız!
5208 Okunma.
12 Nisan 2019
Güçlü Türkiye İstemezler
5023 Okunma.
05 Nisan 2019
Seçmen Davranışları
5144 Okunma.
15 Mart 2019
Türkiye’nin beka sorunu
5320 Okunma.
08 Mart 2019
8 Mart ve Anneler
5175 Okunma.
02 Mart 2019
Seçime az bir süre kala…
5122 Okunma.
11 Ocak 2016
5545 Okunma.
Haber Yazılımı