İkinci Anafartalar Muharebesi

Mersin Üniversitesi Tarih Bölümü 1. Sınıf Öğrencisi Ahmet Efehan Abacı İkinci Anafartalar Muharebesi’ni yazdı. 

Kültür ve Sanat - 14-09-2026 09:58

İkinci Anafartalar Muharebesi

Mersin Üniversitesi Tarih Bölümü 1. Sınıf Öğrencisi Ahmet Efehan Abacı İkinci Anafartalar Muharebesi’ni yazdı.  Ağustos ayının zaferlerle dolu olduğunun altını çizen Abacı’nin, araştırmalarını derlediği yazı şöyle; “Ağustos Ayı, Türk Milleti’nin tarihin seyrine yön veren zaferlerle dolu önemli bir aydır. Anadolu’nun kapılarını Türklere açan 1071 Malazgirt Zaferi, dört bir yandan işgal altına alınmış Anadolu Topraklarının düşman işgalinden kurtarıldığı Büyük Taarruz ve arkasından gelen büyük zafer bu ayda yaşanan en önemli hadiselerdir.

Sizlere zaferlerle dolu bu ay içerisinde bulunan büyük bir zaferden daha bahsetmek istiyorum. Anafartalar’da yaşanan son büyük muharebe olan 2. Anafartalar Muharebesi.

21 Ağustos 1915’in öğle saatleriydi. General Ian Hamilton dört günde verdiği 25 bin kişilik kayba rağmen yılmadı. Gelecek desteklerle yeniden bir taarruz yapmak istiyordu. 29. Tümeni’de Seddülbahir’den getirerek, Anafartalar’da yeniden bir saldırı yapacaktı.

10 Ağustos günü 54. İngiliz Tümeninin büyük bir bölümü karaya çıktı. Kolordu komutanı 54. İngiliz Tümenini, 11. ve 10. Tümenler arasında kapatılmamış boşluğa sürdü. Hamilton hemen saldırı yapılması gereği üzerinde bir gün gecikme için izin alındı. 10 ve 54. Tümenler ile 13 Ağustos 16.00 civarlarından yapılan saldırı sonuçsuz kaldı.[1]

Bu mağlubiyetten ötürü Kireçtepe’de saldırı yapılması düşünüldü ve 15 Ağustos günün uygulanmasına karar kılındı. Anafartalar en kuzey bölgesi 5. Türk Tümeni’ne verilmişti. Bu kesimdeki birlikler (127. Piyade Alayı, 39. Alay’ın 2 taburu ve Gelibolu Jandarma Taburu), başına Yarbay Willmer’in getirildiği 5. Tümen karargahına bağlanmıştı. 5 Tümen karargahı alayları, 7 Ağustos’ta 16. Tümen emrinde Kanlısırt cephesine girdiği için serbest kalmıştı. Mustafa Kemal, bu karargaha uğradığında, bağlı birlikleriyle beraber boş olduğunu görmüştü. Daha sonra bu karagahı Kireçtepe bölgesine sevk etti.

İngilizler 15 Ağustos’ta Kireçtepe’yi denizden ve karadan yoğun ateş altına aldı, atışlar bittikten sonra 54. Tümen’den 4 tabur saat 15.30’da Arslantepe’ye karşı saldırıya geçti. Arslantepe’de 127. Alay’dan ufak bir birlik ve Gelibolu Jandarma taburu vardı. Tümen Komutanın bölgenin gerisinde beklemesi haberleşmeyi zor hale getirdi ve zamanında haber ulaşamadığı için Kanlıtepe düştü.

Anafartalar Grubu’nun öteki birlikleri karşısında herhangi bir taarruz yoktu. Mustafa Kemal, Kanlıtepe’nin düştüğünü öğrenince Turşun Köyü’ne, 5. Tümenin komuta yerine gitti, 5. ve 9. Tümenlerden destek birlikler sevk ettirerek Kanlıtepe’yi tekrar aldırttı ve daha büyük bir kaybın önüne geçti.

15 Ağustos’ta General Hamilton ve Stopford arasında tartışma yaşandı. Hamilton ile generaller arasında disiplini zayıflatacak ve emir komutayı aksatacak bir tartışma yaşandığını öğrenen Kithcener; Stopford, Mahon ve Hammersley’i değiştirmeyi önderdi.

Stopford hemen aynı gün görevden alındı. Hamilton, geçici olarak onun yerine komuta etmeye gelecek olan Julian Byng gelene kadar 29. Tümen Komutanı Beauvoir de Lisle’i atadı. Julian Byng, Kitcheher’in başta Hamilton’a vermeyi reddettiği komutandı.

Türk Saldırıları sonucunda Arslantepe’de geri alındı. Bu mağlubiyetlerden sonra İngilizler bölgeye destek kuvvet sevkini arttırdı. Çarpışmalar 16 ve 17 Ağustos günlerinde de devam etti. 17 Ağustos’ta 12. Tümen bölgesine yapılan İngiliz saldırısı da püskürtüldü. 6 Ağustos’tan beri yönetimde yaptığı aksaklıklardan kaynaklı 9. İngiliz Kolordusunun başına Seddülbahir’den General Lisle getirildi. Bu atama, bazı generallerinin istifasına neden oldu.[2]

Bu değişiklik pek kolay olmadı. Mahon, kendisinden kıdemsiz olan bir generalin emrine girmek istemedi ve görevden affını istedi. Görevden alınan Mahon, Mondros’a gönderildi ve Mahon’un 10. Tümeninin başına geçici olarak Hill geçti. Stopford’un gidişi, Anafartalar hezimetinin önemli karakterlerinden birinin eksilmesi demekti. Birkaç gün içinde Hammarsley, Sitwell ve Lindley’de onu izlediler, ama çok geç kalınmıştı. Mevzilerine sağlam yerleşmiş Türklere karşı yapılabilecek pek bir şey yoktu. Çünkü bu atamalar çok gecikmişti. Taarruza hazırlanan Hamilton 17 Ağustos’ta Londra’dan 50.000 kişilik destek birlik istedi. 15 ve 16 Ağustos 1915’te iki gün süren Kireçtepe Muharebelerinden İngilizlerin zaiyatı 2 bini bulmuştu. Türklerin verdiği zaiyat ise Mustafa Kemalin raporuna göre bin 636 olarak belirlenmişti.

17 Ağustos’tan 21 Ağustos’a kadar İngilizlerin ufak çaplı asker kaydırma hareketleri dışında herhangi önemsenecek bir olay olmadı. Bu süreçte Türk Ordusu ise: siperleri tamamlama, irtibat ve bağlantıyı sağlama, tümenler arasında kalan boşlukların kapatılması gibi eksikleri kapatmaya çalıştılar.

Başkomutanlık, sevk edebildiği tüm birlikleri Çanakkale Cephesi’ne göndermişti. Böylece Saros’la Bolayır’a gelecek olan 24. ve 26. Tümenlerle birlikte Yarımada ve Asya yakasında toplam olarak 17 tümen, 1 piyade tugayı ve 1 süvari alayı bulunuyordu.

Grubun bütün kuvveti yaklaşık 36 bin kişiydi. İngilizlerde ise bu sayı 60 bini buluyordu. Hamilton elindeki dört tümene ek olarak 2. Atlı ve 29. Piyade Tümenlerini’de aldı.

Mısır’dan getirilen 2. Atlı Tümen 18 Ağustos’ta Anafartalar Limanına çıkarıldı. 21 Ağustos’ta başlayacak saldırı şu şekilde planlandı:

1. Tümen İsmailoğlu Tepesi doğusuna. 29. Tümen Yusufçuk Tepesi’ne saldıracaktı. Buralar alındıktan sonra ise yedekte tutulan 10. Tümen İbrikçe’ye doğru hareket edecekti. 53. ve 54. Tümenler Suvlacık ile Kireçtepeye saldıracaktı. 2. Atlı Tümeninden bir tugay yedekte tutularak destek kuvvet olarak bekleyecekti.[3]

Saldırının hedefi Kavaktepeydi . Saldırı, top atışlarından sonra saat 15.00 civarlarında başlayacaktı. Anzak Kolordusu’da Kayacı Kağılı doğrultusunda saldırıya başlayacaktı.

21 Ağustos sabahı Türk tarafında telefon ve haberci trafiği artmış, İngilizlerin aynı esnada başka bir yere daha asker çıkardığı bilgisi Grup Karargahına aktarılıyordu. Gelen bilgilere rağmen Türk tarafında sessizlik hakimdi. Mustafa Kemal aldığı kararla birlikte 12. Tümen karargahına gitti. 12. Tümen cephesinde, 5. Tümen’in sol kanadından Kanlıköprü Deresi’ne kadar olan kısmı 9. Tümen Komutanı’nın yönetimi altında 25. ve 64. Alaylarla ve 6. Tümeni de Sivli’den Turşuna getirerek Taarruza karşı bir savunma düzeni aldı.

21 Ağustos 1915 günü saat 14.30’da 9. İngiliz Kolordusunun çeşitli cins topları Kanlıköprü Deresinden güneye uzanan 12. ve 7. Tümenlerin mevzilerini bombardımana başladılar. Anzak topçularının da katıldığı bu bombardıman, özellikle Yusufçuk Tepe ve İsmailoğlu tepesini hedef alıyordu. Yoğun ateş altına alınan cepheler birer birer harap oluyordu. 12. Tümenin topçusu, İngiliz topçu ateşi başlar başlamaz Sülecik ve Mestantepe’yi yoğun biçimde ateş altına aldı. Mustafa Kemalin taktik düzenlemesi sonucu Türkler iyice mevzilenmeye başlamıştı. Anzak ve İngiliz birlikleri taarruz etmeye denedi ama daha ilk dakikalardan bile verdikleri zayiat sayısı çok fazlaydı. Ağustos sıcağının da etkisiyle çalılıklar yanmaya başladı, yanan çalılıkların arasında kalan İngiliz ve Anzak askerleri bölünüyor ve dağılıyordu. Anafartalar’ın hemen hemen her yerinde aynı senaryo hakimdi.

Türklerin yoğun topçu atışıları nedeniyle ilerlemekte zorlanıyorlardı, fundalıkarın da alev almasıyla birlikte alevlerin arasında kalan İngiliz ve Anzak askerleri diri diri yanıyordu. Bir müddet sonra haberleşme tamamen koptü çünkü telefon tellerı yanarak erimişti.

Güneyden taarruz eden birlikler ise daha farklı sorunlarla karşılaşıyordu. Güneyde 11. Tümen cephesine taarruz eden birlikler İsmaioğlu Tepelerinin eteklerine doğru hendekler ve su kanalları ile dolu bir arazide taarruza kalkmıştı. Türkler savunma için çok sağlam bir yer seçtiğinden Anzak taburları çabucak dağıldı.

Hamilton kabullenemese bile taarruz başarısız oluyordu. General Cox’un komutasındaki Anzak Kolordusundan alınan karma tugayınm Bombatepeye saldırması emredildi. 500 civarı askerin yaptığı saldırı kısa sürede başarısız oldu ve tüm birlik öldürüldü.

Bombatepe’nin altındaki Anzak ve İrlanda birlikleri artık tükenme noktasına gelmişti çünkü Türkler sürekli aşağı doğru el bombaları atıyor ve süngü hücumuna kalkıyordu. General Hamilton’un hedefleri doğrultusunda bu tepeye 22 Ağustos’ta bir saldırı düzenlendi lakin başarısız oldu. Anzak Kolordusu artık tükenmişti.

Taarruza kalkan İngiliz gücü 4 tümendi ve başta 12. Tümen olmak üzere kendisinden sayıca az olan Türk Ordusu karşısında toplam 5 bin ölü ve 9 bin yaralı verdi. Türk tarafında ise yitim ve yaralı 6 bin 558 olarak yazılmıştır. [4]

Bunun Karşılığında ise İngilizler İsmailoğlu Tepesi’nin batı yamacında ve Azmakdere’nin kuzeyinde birer küçük mevi elde etmişlerdir. General Cox’ta sadece Kayacıkağılı bölgesinde Türk siperini almış ve Oglandere göre karşılığında bin 300 kişilik bir zayiat vermiştir.

27 Ağustos’ta yapılan saldırılarda Türkler tarafından püskürtülmesi İngiliz tarafındaki komutanların yetersizliğini açıkça ortaya çıkarırken savaşan birliklerin 25 Nisan’da karaya çıkan askerler olmadığını, onların neredeyse tamamen savaş dışı kaldığını, bu muharebedekilerin deneyimsiz olduğunu, deneyimli olanların da yorgun olduğunu ve bunun doğal sonucu olarak da disiplini bozduklarını ortaya koymuştur. Nitekim bir süre sonra Hamilton dahil olmak üzere komuta heyeti değiştirilmiştir.

Karşılıklı taarruzlar 28 Ağustos’ta da devam etmiştir. Türk birlikleri 28 Ağustos’ta şehit ve yaralı sayısını 679 olarak belirlemişti. Anzaklarda ise bu sayı bin 100 olarak belirlenmişti. Hamilton’un planlarında öneme sahip olan Bombatepe, 21 Ağustos’tan 28 Ağustos’a kadar 7 gün boyunca alınmaya çalışılmış ancak Türkler Bombatepeyi vermemiştir.

İkinci Anafartalar Muharebesi, bu bölgede yapılan son muharebe olmuştur. Daha sonraki gün ve aylarda yapılan muharebeler hareketliliğini yitirmiş; İngiliz Kuvvetleri bölgeden çekilene kadar, siper muharebeleri halinde sürmüştür.”

 

1 Gelibolu 1915, c. 8, İstanbul 2006,  s. 595

[2] Gelibolu 1915, c. 8, İstanbul 2006,  s. 595

[3] Gelibolu 1915, c. 8, İstanbul 2006,  s. 598

[4] Komutan Atatürk, c. 1, Ankara 1964,  s. 146.

Günün Diğer Haberleri