Uzmanlar uyarıyor:

“Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama öğretin”

Eğitim - 04-09-2026 12:04

Uzmanlar uyarıyor:

“Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama öğretin”

Okula başlamadan okuma yazma bilmek her zaman avantaj değil!

Okul öncesi dönemde çocuklara okuma yazma öğretme konusunda aileleri uyaran Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula başlamadan önce okumayı öğrenmenin tek başına çocuğa kalıcı bir akademik üstünlük sağlamadığını belirterek, asıl önemli olanın dikkat, öz kontrol, kelime dağarcığı, ince motor beceriler ve sosyal gelişim olduğunu söyledi.

Dr. Kadıoğlu ailelere; “Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi ince motor becerileri destekleyin. Birlikte kitap okuyun, sohbet edin, sorular sorun.” önerilerinde bulundu.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okul öncesi dönemde okuma yazma öğrenmenin çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Erken okumak kalıcı başarı garantisi değil”

Çocukların gelişim hızlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula başlamadan önce okuma yazma öğrenmenin her çocuk için mutlaka bir avantaj olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Araştırmaların erken yaşta okumaya başlayan çocukların ilk yıllarda akranlarının önünde görünebildiğini, ancak bu farkın ilerleyen yıllarda kapanabildiğini gösterdiğini kaydeden Kadıoğlu, şöyle devam etti:

“Her yıl eylül ayı yaklaştığında ailelerin gündemine aynı tartışma oturuyor: Komşunun, sınıf arkadaşının çocuğu okuyup yazıyorsa, benimki de bilmeli mi? Uzmanlar bu konuda ailelere sakinleştirici ama bir o kadar da dikkat çekici bir mesaj veriyor: Erken okumak tek başına bir garanti değil, hatta bazı durumlarda yanlış uygulandığında geri tepebiliyor.

Yıllarca süren bir araştırmada, 5 yaşında okumaya başlayan çocuklarla 7 yaşında başlayan çocuklar karşılaştırıldı. İlk yıllarda erken başlayanlar harf ve kelime okumada öndeydi. Ama çocuklar 11 yaşına geldiğinde bu fark tamamen kapandı; üstelik geç başlayan çocuklar okuduğunu anlama becerisinde daha iyi sonuç verdi.”

Oyun yerine sürekli akademik çalışma doğru değil

Okul öncesi eğitimin temel amacının çocuğa ilkokul programını erkenden öğretmek olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, şunları söyledi:

“Benzer bir tablo, okul öncesinde yoğun akademik eğitim alan çocuklarla oyun temelli eğitim alan çocukları yıllarca izleyen bir başka araştırmada da ortaya çıktı. İlkokulun ilk yıllarında aralarında fark yoktu. Ama dördüncü sınıfa gelindiğinde, erken ve yoğun akademik baskı alan çocukların notları neredeyse tüm derslerde düşmeye başladı; oyun temelli eğitim alan çocukların notları ise yükseldi. Araştırmacılara göre bunun nedeni, çocuklar büyüdükçe okulun onlardan daha fazla özerklik, merak ve öz güven istemesi. Bunlar da harf ezberiyle değil, oyun ve keşifle gelişen beceriler.”

“Okula hazırlık demek harfleri ezberlemek demek değil”

Bir çocuğun okula hazır olup olmadığını değerlendirirken yalnızca harfleri ve rakamları bilmesine bakılmaması gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, “Uzmanlara göre okula hazırlıkta gerçekten önemli olan, çocuğun harfleri bilmesi değil; dikkatini bir işe verebilmesi, sırasını bekleyebilmesi, makas ve kalem kullanabilmesi, boyama yapabilmesi, zengin bir kelime dağarcığına sahip olması, yönergeleri anlayıp uygulayabilmesi ve akranlarıyla sağlıklı ilişki kurabilmesi. Araştırmalar, özellikle ince motor becerilerin (kalem tutuş, makas kullanma gibi) ve öz kontrolün-yani dikkatini toplayabilme, dürtülerini yönetebilme- ilkokuldaki okuma ve matematik başarısının en güçlü habercilerinden olduğunu gösteriyor. Bir çocuğun boyama kağıdında sınırları takip edebilmesi ya da oyun sırasında sırasını bekleyebilmesi, aslında harfleri ezbere bilmesinden daha fazla ipucu veriyor.” şeklinde konuştu.

Okuma bilen çocuk sınıfta sıkılabilir

Okula başlamadan okuma yazma öğrenmiş çocuklar açısından dikkat edilmesi gereken başka bir konunun da sınıf içindeki motivasyon olduğunu söyleyen Kadıoğlu, “Madalyonun bir de öbür yüzü var: Okula okuma bilerek başlayan çocuklarda sınıfta sıkılma ve motivasyon kaybı riski gerçek. Araştırmalar, öğretmenlerin bu çocuklara karşı iyi niyetli ve destekleyici olduğunu, ama çoğu zaman onları sınıf içinde nasıl zenginleştirici biçimde meşgul edeceklerini bilmediklerini ortaya koyuyor. Bu da zamanla derse ilgisizliğe, hatta bazı durumlarda akranlar arasında dışlanmaya yol açabiliyor. Önerilen çözüm çocuğu üst sınıfa atlatmak değil; aynı sınıfta ona zenginleştirilmiş kitaplar ve ek etkinlikler sunmak.” dedi.

“Herkesin çocuğu okuyor” baskısına dikkat!

Aileler arasındaki kıyaslamaların çocuk üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturabileceğine dikkat çeken Kadıoğlu, şunları kaydetti:

“Araştırmalar, ebeveynin eğitim konusundaki kaygısının çocuğa doğrudan geçtiğini gösteriyor: Kaygılı bir ebeveyn önce kendi yorgunluğunu ve gerginliğini yaşıyor, çocuk da bu gerginliği hissedip zamanla öğrenmeye karşı isteksizleşebiliyor. Uzmanlar, ‘herkesin çocuğu okuyor, benimki de okusun’ türünden kıyaslamalı beklentilerin, çocuk için öğrenmeyi bir merak meselesi olmaktan çıkarıp bir onay ve performans meselesine dönüştürebileceği konusunda uyarıyor.”

Çocuk kendisi merak ediyorsa ilgisini bastırmayın

Bazı çocukların herhangi bir yönlendirme olmaksızın harflere ve yazılı kelimelere erken yaşlarda ilgi gösterebildiğine dikkat çeken Kadıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Peki çocuk kendiliğinden harflere, kelimelere ilgi gösteriyorsa? Uzmanlar burada net: Bu ilgiyi bastırmaya gerek yok, ama sistemli bir ‘derse’ de çevirmemek gerekiyor. Çocuk sorduğunda cevap vermek, birlikte kitap okurken parmakla kelimeleri göstermek, istediği harfi yazmasına yardım etmek yeterli. Çocuk sıkılırsa bırakmak da bir o kadar önemli. Yani rehberlik eden ama zorlamayan bir tutum, en sağlıklı yaklaşım olarak öne çıkıyor.”

Ailelere 3 önemli öneri

Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okula hazırlık sürecindeki ailelere şu önerilerde bulundu:

“Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi ince motor becerileri destekleyin.

“Birlikte kitap okuyun, sohbet edin, sorular sorun.  Kelime dağarcığı ve dikkat, okumanın en sağlam temeli.

Çocuk kendi ilgisiyle harf öğrenmek isterse destekleyin; ama “herkes biliyor, o da bilsin” kaygısıyla zorlamayın.”

Günün Diğer Haberleri