Rüştü Aydın yazdı...

Samimi Olmayan Gülüşler

İnsan doğumundan sonra büyüme evresinde; ağır ağır olgunlaşan bir organizmaya sahip. Önce anne babasına gülücükler atan bir bebek görürüz, sonra anne-baba diyen bir ses duyarız, emeklediğini görürüz, koşması yakındır. Ebeveynden ne gördüyse onu hafızaya kaydeder ve bazen hiç ummadığınız bir kelimeyi iki-üç yaşlarında duyduğunuzda şaşırıp” bu çocuk büyümüşte küçülmüş” dersiniz.

Okul dönemi başladığında artık çevre, onun alanı oluyor. Bununla birlikte teknoloji ürünleri (Tv, cep telefonu, bilgisayar-yapay zeka vb.) eline geçtikten sonra kişilik ve karakter gelişimi başlar. İyi örnekler alırsa iyi olur, kötü örnekler alırsa kötü olur. İyi ve kötü örneklerden hangisini çok alırsa insanın davranışı da o olur. Bazılarına deriz “Bu adam çök kötü, bazılarına da melek gibi” benzetmesi yaparız…

Kimin kötü kimin iyi olduğunu bilebilmemiz için, tanımadığınız bir insan ile uzun bir yolculuk yapın, ya da oturup aynı evi-işyerini birkaç gün paylaşın yiyin için…  Az çok onun kişiliği hakkında bilgi sahibi olursunuz.

İmam-ı Gazeli diyor ki; “Biliniz ki Dünya Allah’a giden bir konaktır. Bu konakta bulunanların hepsi bir yolcu kafilesi gibidir. Yolculuklarından maksat aynı ise hepsi bir sayılır. O halde aralarında sevgi, saygı, beraberlik ve yardımlaşmak olmalı, birbirlerinin hakkını gözetmelidirler.”

Örnek verecek olursak; Bir iş yerindesiniz, iş arkadaşlarınızla sadece mesai saatleri içinde bir ve berabersiniz. Bu süre için sevgi ve saygı geçerlidir. Saygısız olup kötü sözlerle hakaret edenleri biz değil iş sahibi disiplin eder... Kötülük yapan kişi ile muhatap olmayız. O işi, İş sahibi adaletli davranıp kötü söz söyleyenin cezasını verecektir. Vermezse zaten o iş yerinde huzur olmaz, ürün kaliteli çıkmaz. Başarıda gelmez.

İkinci bir örnek; trafikte kurallara uymayan sürücülere karşı öfkelenerek karşılık vermeye çalışılmamalı… Çünkü trafikteki akış sosyal bir olgudur ve anlıktır, gelip geçer… Kötü olan sürücüyü kendimize muhatap seçmemekle kendimize iyilik etmiş oluruz.

Diğer bir örnek: Hiç tanımadığınız bir gurubun içine girdiniz… Grubun sözcüsü sizin de “iyi dediğiniz” ve tanıdığınız biri olabilir… O sizi de davet etmiştir. Onun için katılırsınız, bir süre grupta hoş geldin gülücükleri başlar… Bu sürede onu yakından tanımaya başlarsınız, davetlere gidersiniz birlikte yol alır, yer içersiniz. Fakat bir anda size emir kipi ile ‘Buraya gel, şöyle yap vs…’ gibi sözlerle konuşmaya başladığında, sizde karşı gelirseniz vay halinize…. İyi dediğiniz arkadaşınız ile aranızda sevgi ve saygı kalmadığı için davranışları, size karşı değişim göstermeye başlamıştır. Yani; selamı kesip, sizi gördüğünüzde ilgilenmiyorsa, hatta sözlü ve fiziki davranışlar gösteriyorsa, o iyi bir arkadaş değildir. İşte kötü olanı bulursunuz ve kötüye karşı aranıza mesafe koyarsınız… Konmalıdır.

Çünkü grup, samimi olmayan gülüşler grubu, olmuştur. O grupta sevgi, saygı ve beraberlik kalmamıştır. O zamanda ne yardımlaşma olur ne hak gözetme olur.

İnsan doğar gelişir büyür ve ölür… Gerçek olan bu. Bu süreçte ne bir kalp kırılsın ne bir kötü söz söylensin, davranışlarımız iyilik üzerine olsun.

Sağlıcakla Kalın!