Yazar Salih Özbay, Başnalar Zaferi hakkında yazdı…

“Basnalar’da Direnişin Hakikati: Fransız İşgaline Karşı Kuvâ-yı Milliye

Mersin ve çevresinde verilen mücadele, yalnızca bir direniş değil; Fransız işgaline karşı milletin imanla yazdığı bir hürriyet destanıdır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’nun güneyi, özellikle Mersin ve çevresi, Fransız işgali altına girmişti. Bu işgal, sadece askerî bir hâkimiyet kurma girişimi değil; aynı zamanda milletin iradesini kırmaya yönelik bir adımdı.

Ancak bu toprakların insanı, esareti hiçbir zaman kabul etmedi.

Basnalar Kalesi ve çevresi, Fransız işgaline karşı direnişin önemli merkezlerinden biri hâline geldi. Bölgede faaliyet gösteren Kuvâ-yi Milliye birlikleri, işgalci Fransız kuvvetlerine karşı etkili bir mücadele yürüttü.

Fransızlar, modern silahları ve düzenli ordularıyla bölgeyi kısa sürede kontrol altına alacaklarını düşündüler. Ancak karşılarında, vatanı uğruna canını ortaya koyan bir millet vardı.

Basnalar ve çevresinde gerçekleşen çatışmalar, çoğu zaman baskın ve pusu şeklinde yaşandı. Bölgeyi iyi bilen Kuvâ-yı Milliye güçleri, ani saldırılarla Fransız birliklerine ağır darbeler indirdi. Bu mücadeleler sonucunda:

Fransız birlikleri önemli kayıplar verdi

İkmal ve iletişim hatları zarar gördü

Bölgedeki hâkimiyetleri zayıfladı

Her ne kadar Basnalar özelinde kesin rakamlar tarihî kayıtlarda yer almasa da, genel olarak Güney Cephesi boyunca Fransız kuvvetlerinin ciddi kayıplar verdiği bilinmektedir.

Artan direniş karşısında işgalci güçler, bölgede kalıcı olamayacaklarını anlayarak geri çekilmek zorunda kaldılar.

Manevî Boyut

Bu mücadele sadece silahlarla değil, imanla da kazanıldı. Cepheye gidenler abdestliydi, dualarla yola çıkıyordu. Kur’ân-ı Kerim’de bu hakikat şöyle ifade edilir:

“Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle çok topluluklara galip gelmiştir.” (Bakara, 249)

İşte Basnalar’da yaşanan direniş, bu ilahi müjdenin Anadolu’daki bir yansımasıdır.

Sonuç ve Mesaj

Bugün gençlerimizin bilmesi gereken önemli bir hakikat vardır:

Bu topraklar kolay vatan olmadı. Fransız işgali başta olmak üzere birçok güç, bu toprakları ele geçirmek istedi. Ancak milletimizin iman dolu direnişi karşısında başarılı olamadılar.

Basnalar Kalesi bugün sessiz olabilir; fakat o sessizlik, geçmişte verilen mücadelenin en güçlü şahididir.

Son Söz

Unutulmamalıdır ki:

Bu topraklar işgal edildi ama teslim alınamadı.

Fransız orduları geldi, fakat bir milletin iradesini yenemedi.

Kuvâ-yı Milliye ruhu, hâlâ bu milletin damarlarında yaşamaktadır.

Gençlerimizin bu hakikati bilmesi, geleceğe daha sağlam adımlarla yürümeleri için en büyük teminattır.

Kaynakça,;

1_Türk İstiklal Harbi

2_Genelkurmay Başkanlığı arşivleri

3_Güney Cephesi üzerine akademik çalışmalar

4_Kuvâ-yi Milliye ile ilgili tarih araştırmaları

Sayın başkanim eksik vsrsa tamam la yanlış varsa düzeltme yapabilirsiniz”