KISIR

Bir gün anne kedi yavrularına çok acıktık dedikleri için kısır yapmaya karar vermiş. Geçmiş tezgâhın başına. Köftelik bulgurunu, ocakta kaynattığı sıcak su ile bir güzel ıslamış. Tabi ki ıslarken soğanı ve sarımsağı da unutmamış.

Bulgurlar ıslanıp demlenmeye bırakılırken bir yandan da içerisine koyacağı malzemeleri yani yeşillikleri hazırlamaya başlamış. Marulu, naneyi, maydanozu önce bir sudan geçirip yeşilliklerde olması muhtemel mikroplar ölsün diye biraz tuz ve limon da bekletmiş. Sonra da iyice bir yıkayıp bir kenara koymuş.

Vakit daha erkenmiş, yiyecekler biraz beklesin derken kapı çalmış ve anne kedinin misafiri gelmiş. Oturup bir kahve içmişler. Sohbet, muhabbet derken yavru kız kediler anne biz çok acıktık, acıktık diye anne kediye söylenmişler.

Misafirini yolcu eden anne çocukları aç kalmasın diye bir telaş, bir telaş kısırının yağını, salçasını yeşilliklerini doğrayıp, karıştırıp sonra da bir güzel soslayıp hemen sofrayı hazırlayıp tabaklara koymuş. Yanına da domates, salatalık doğrayıp masaya oturmuşlar.

Derken nar ekşisini ve limonu da unutmamışlar.

Yavru kediler ve anne kedi kısırlarını yerken kedilerden biri demiş ki;

-Anne bunun içine domatesi az koymuşsun çok güzel olmuş.

Diğer yavru kedi de demiş ki;

-Anne bu sefer bu kısır biraz kuru olmuş. Yağı mı az?

Anne kedi bunun üzerine bir bakmış ki, aslında kısırın için de ne domates var ne salatalık.

Acıkan çocuklarını bir an önce doyurayım diye anne kedi kısırın içine domates ve salatalık koymayı unutmuş ve öyle harmanlayıp koymuş sofraya.

Zaten domatesi sevmeyen yavru kedinin biri, anne böyle çok güzel olmuş sen hep böyle yap bak tabağımın hepsini nerdeyse bitirdim demiş.

Diğer yavru kedi de içinde domates ve salatalık ile sevmesine rağmen, olsun anne yanına doğramışsın bu sefer de böyle yerim demiş.

Anne kedi kendi şaşkınlığına gülerek, “bu sefer de böyle yemek kısmetmiş” diyerek çocukları ile birlikte doyup masadan kalkmış.

Sonra anne kedi düşünmeye başlamış, ya yaptıklarım ile memnun olmayan, arkadaşları ile annesinin hatalarını çekiştiren, alay konusu eden, niye böyle yaptın diyen çocuklarım olsaydı o zaman ne yapardım ben diye…

Ve o günden sonra gelen, giden, geçen herkese sormuş;

Sahi sizin evler de cafeler de yahut da parklarda kısırlar domatesli mi salatalıklı mı oluyor?