Aile yılında ailenin terbiyesi hakkında Yazar Salih Özbay yazdı…

 

“AİLE TERBİYESİ

Aile, insanın karakterinin şekillendiği ilk mektep; sevginin, saygının ve ahlâkın kök saldığı en müstesna yuvadır. Bu yuvada en büyük rol ise hiç şüphesiz anne ve babaya aittir. Çünkü çocuklar, söylenenden çok gördüğünü öğrenir; nasihatten ziyade örnek alınan davranışlarla şekillenir. Bu sebeple anne ve baba, evlatlarının ilk öğretmeni, ilk rehberi ve en güçlü rol modelidir.

Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun...” (Tahrîm, 6)

Bu ilahi emir, anne ve babanın sadece geçim değil; iman, ahlâk ve doğruluk noktasında da evlatlarına rehberlik etmesi gerektiğini açıkça ortaya koyar.

Aile terbiyesinin en önemli esaslarından biri doğruluktur. Doğruluk; güvenin, huzurun ve sağlam karakterin temelidir. Yalan ise aile içinde en büyük tahribatı yapan hastalıklardan biridir. Bir çocuk, anne babasının en küçük bir yalanına dahi şahit olduğunda, doğruluk kavramı zedelenir. Bu yüzden anne baba, sözünde durmalı, doğruyu söylemeli ve her hâliyle evladına güven vermelidir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bu hususta şöyle buyurmuştur:

“Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Yalan ise kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür.”

Yine bir başka hadis-i şerifte:

“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir miras bırakmamıştır.”

buyurularak, ahlâkî eğitimin ne kadar kıymetli olduğu ifade edilmiştir.

Anne ve babanın en etkili terbiyesi, sözleri değil hâlleridir. Eğer anne baba doğruluktan ayrılmaz, yalandan uzak durur, kul hakkına riayet eder ve güzel ahlâk sergilerse; çocuk da bunu benimser. Ancak söz ile davranış birbiriyle çelişirse, çocukta güven duygusu sarsılır. Bu nedenle aile içinde samimiyet, dürüstlük ve tutarlılık esastır.

Atalarımız da bu hakikati asırlardır şu veciz sözlerle dile getirmiştir:

“Ağaç yaşken eğilir.”

“Armut dibine düşer.”

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ama o yine doğrudur.”

“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”

Bu sözler, çocukların küçük yaşta kazandığı alışkanlıkların hayat boyu devam edeceğini ve doğruluğun her şartta korunması gerektiğini anlatır.

Unutulmamalıdır ki; ailede verilen her davranış, toplumun geleceğine atılan bir imzadır. Doğruyu yaşayan anne baba, doğru nesiller yetiştirir. Yalandan uzak duran bir aile, güven dolu bir toplumun temelini oluşturur. Çünkü güvenin olmadığı yerde ne sevgi kalır ne de huzur.

Netice itibariyle; anne ve baba, evlatlarının sadece büyümesini değil, doğru insan olmasını da temin etmekle mükelleftir. Bunun yolu ise sözde değil özde doğruluktan geçer. Rabbim bizlere, evlatlarına güzel örnek olan, doğruluktan ayrılmayan, yalandan uzak duran ve ailesine karşı en güzel ahlâkı sergileyen kullarından olmayı nasip eylesin. Ailelerimizi sevgi, sadakat ve doğruluk üzere daim eylesin.Amin”