Liderlik ve Terörsüz Türkiye

Liderlik ve Terörsüz Türkiye

Yoldasınız birinin adresini ararken, bilmediğiniz bir yere geldiniz. Yer hakkında herhangi bir bilgiye rastlamadınız. Soracak birini ararsınız. O saracağınız kişiyi bulunca, “Burası neresi” diye sorduğunuzda aldığınız yanıt ile bilgi sahibi olursunuz, “Ana yola nasıl çıkarım? Diye sorduğunuzda “Sorduğunuz kişi, eli ile size yön gösterir. Böylece bilginizin arttığını ve kendinizi daha rahat hissettiğinizi anlarsınız. Sorduğunuz kişi, iyi niyet gösterip, “Hadi beni takip edin” diyerek size anayola kadar eşlik eder. Ve bundan dolayı mutlu olursunuz.

İşte size yol gösteren, yön veren hatta öncülük eden kişilerde liderlik vasfı vardır. Lider kolay olunmaz. Bilgi sahibi olunmalı, bilgiyi yerinde ve doğru kullanabilmeli, uzak görüşlü olmalı. Olaylar karşısında sakin kalıp, çare üretmeli ve hızlı karar almalı. Hedefi olmalı. İnsanlarla rahat bir şekilde iletişim kurabilmeli, kişileri etkileyip kendine bağlamalı. İnsanın ruh halini iyi okuyup onların istek ve ihtiyaçlarını tespit etmeli ve ekip kurarak onları hedefe odaklamalı.

Liderlik nefsine hâkim olmaktır. Bir isteği kendi için değil, başkası için istiyorsa o kişiden lider olunur. Lider olan insan, sevgi kazanır ve seveni çoğalır.

Buraya kadar olan liderlik ile normal iş dünyasında yaptığımız işleri rahatça yaparız. Ama gel gelelim siyasi liderlik konusuna. Siyasi liderliği günün siyasi şartları oluşturur.

Fikir ortaya atacaksınız ve fikrinizi kabul eden insanlarla birlik oluşturacaksınız sonra sayınızı arttıracaksınız bir hayli zor iş. Bu zor işi 1950’lerden sonraki Türkiye demokrasisi içinde başarı ile uygulan liderler; Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan’dır. Merhum liderlerin ileri sürdüğü fikirler halen siyasi iktidardır. Demek ki liderliğini kabul eden milyonlarca insan onların düşüncelerini halen kabul ediyor ve gösterdiği yollardan gidiyorlar. Onun yolundan giden genel başkanları takip ediyorlar.

Siyasi partinin kurucu Lideri olarak anılan merhum liderlerin takipçisi başkanları beğenmeyerek, aykırı ses çıkaranlar olacak. Aykırı sesler çok sevdikleri siyesi oluşumdan istifa edip kendisi liderliğe heveslenebilir. Ama öyle görülüyor ki ama öyle görülüyor ki böyle heveslenenlerce hiçbir netice alınmıyor. Çünkü dedik ya lider olmak zor iş.

Bu zor işi yapmak için terör estiren liderlerde çıkıyor. 1984 yılında Eruh’ta katledilen onlarca vatandaş ile başlayan PKK terör örgütü ve onu kuran terörist başı Abdullah Öcalan buna bir örnektir. Apo, düşüncelerini içten ve dıştan aldığı destekler ile geniş halk kitlelerine kabul ettirmiş ve düşüncesini kabul ettirmek için, silah zoruyla terör estirmiş olduğundan, yakalanıp terör suçlusu olarak ömür boyu hapse mahkûm olmuştur.

Terörist Liderin ileri sürdüğü fikrin, artık amaçsız olduğunu yine liderin kendisi diyebilir. Dedi de. Öyleyse sağ olan liderin sözünün dinlenmesi gerekir. Az önce dedim ya onu dinlemeyip liderlik oynamak isteyen hevesliler çıkabilir diye… Çıkanlar elbette hüsrana uğrayacaktır. Lideri takmayan başka kötü niyetliler ortaya çıkıp, hala liderin fikri diye halkı kandırıp terör estirmeye, ülkemizin üniter yapısını bozmaya gayret edecek olanlar varsa iyi düşünsünler; Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok güçlüdür.

Ve şimdi, Terörsüz Türkiye hedefine yürümek değil koşmak gerekir.