Başnalar Zaferi Gündem Oluşturmaya Devam ediyor
İstikbal Özel Haber/Fatma Aydın-Mersin Yazarlar Derneği ve MEDEKA’nın birlikte organize ettiği, “Başnalar Zaferi Kuvay-ı Milliye Söyleşisi ve Kahramanlık Şiirleri Dinletisi” etkinliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi MEDEKA Kent Belleği Ofisinde gerçekleşti. MEYAD Başkanı Rüştü Aydın, Erçel Platformu adına Ahmet Ata ve Yazar Hüseyin Arslanköylü gündemle ilgili söyleşi yaparken, şairler; Salih Özbay, Nejmiye Duru, Suzan Akalan Tamtakıroğlu, Aşık Cumali Efe, Gülsüm Canatan, Remziye Çelik, Mehmet Dokan, Fatma Öztutan, Münire Toz Aktolga, Mustafa Tece, Abdullah Coşkun, Şerife Eser ve Günvar Korkmaz kahramanlık şiirleri okudular.

Etkinliğe; MEDEKA Şube Müdürü Başar Akça, MEDEKA adına Şube Şefi Funda İpek Akar MEYAD Başkanı Rüştü Aydın, MEYAD Başkan Yrd. Yaşar Yılmaz, MEYAD Kurucu Başkanı ve Sekreteri Mehmet Reşat Ata, MEYAD Yönetim Kurulu Üyesi Emekli İmam Salih Özbay, MHP Yenişehir İlçe Başkanı Cihan Azgın adına Ali Çukur ve yöneticiler, , Kuvay-ı Milliye Müfreze Kahramanlarımızdan Osman Muzaffer Koçaşoğlu'nun torunu Murat Kocaşoğlu, Sokak Psikologları Dernek Başkanı Metin Hakan, MEYAD üyeleri, şairler davetliler ve basın mensupları katıldı.

Etkinlik Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Açılış konuşmasını MEDEKA adına Şube Şefi Funda İpek Akar yaptı ve program sonunda MEYAD Başkanı Rüştü Aydın'a teşekkür belgesi takdim etti.

AKAR: MERSİN’İN RUHUNA, BELLEĞİNE VE TARİHİNE BİR YOLCULUK YAPACAĞIZ
Şair-Yazar Mine Bahçeci’nin sunum yaptığı etkinlikte; MEDEKA adına Şube Şefi Funda İpek Akar yaptığı konuşmada katılımcılara teşekkür etti. Akar, “Böyle bir etkinlikte birlikte olmaktan çok mutlu ve heyecanlıyım. Çünkü çok söyleşi gerçekleştiriyoruz ama bu söyleşinin yeri daha önemli ve farklı ve ayrı, biz bu söyleşi ve anma ile gerçekten de Mersin’in ruhuna, belleğine ve tarihine bir yolculuk yapacağız. Bir kentin belleğini canlandırmak hakikaten ancak böyle tarihi mekanlarla bir araya gelerek ve bu mekanlarda kentin belleğini konuşmakla anmakla olur, devredilir, canlandırılır diyoruz. Hepiniz tekrar hoşgeldiniz.” Dedi.
Mersin Yazarlar Derneği Başkanı Rüştü Aydın söyleşiye Başnalar Kalesi hakkında yaptıkları çalışmaları anlatarak başladı. 17 Mart 2026 tarihinde yaptıkları basın toplantısını hatırlatan Aydın, “bu kalenin gündeme gelmesi, yolunun yapılması, çevre düzenlenmesinin yapılması, kalenin restore edilmesi, hatta orada var olan Türk Bayrağının yenisi ile değiştirilmesini istemiştik. Ardından daha geniş toplum kesimine ulaşmak için ses olmak için Başnalar Kalesi civarında kültür edebiyat etkinliği yapalım, konuşulmayanları orada konuşalım istedik.

Bunun için Mersin Yazarlar Derneği yönetimi olarak Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne dilekçe yazıp etkinlik izni istedik. Yol yok, çevre düzeni yok, kale surları yıpranmış tehlikeli denilerek isteğimizi olumsuz olarak yanıtladılar…” Dedi.
“Tabi ki devletimizin öngörüsüne saygımız vardır.” Diye konuşmasını sürdüren Başkan Aydın, kalede yapılan savaşın maneviyatını öne çıkardı. Aydın,“Fakat Başnalar Kalesi ve çevresi yerli yabancı turizme uygun bir mevkii ve Türk insanı için anlamlı bir savaş yapılmış… Bu savaşın öncesi ve sonrası bir tablet ile kale çıkış kapısına konulsa iyi olmaz mı
Yolu olsa insanlar milli ruhun canlandırıldığı kalenin etrafından piknik yapsa iyi olmaz mı_
STK’larımız ve kurum kuruluşlarımız zaman içinde burada anma etkinlikleri, kültür- sanat programları yapsa iyi olmaz mı?

BAŞNALAR KALESİ VE ZAFERİ NEDEN ÖNEMLİ
Mersin merkezde bir kale var, adı Başnalar Kalesi. Burada önemli bir savaş olmuş, işgalci Fransız ordusunu, Kuvay-ı Milliye Milisleri ile halk yenmiştir.
3 Bölük düzenli düşman ordusuna karşı 20 kişilik Kuvvacı ve 150’ye yakın köylüler karşılık vermiş, kazanan Türkler olmuştur.
Bu savaş ile birlikte Kuvay-ı Milliye’nin güçlenmesi artmış. Başnalar Zaferi kıvılcım olmuştur onun yaktığı özgürlük ateşi Mersin’in her yerine yayılmıştır. Fransız komutan Türkler geliyor korkusuna kapılmıştır… Kuvay-ı Milliye’nin güçlenmesi ile bir anda her bölgede Kuvay-ı Milliye Müfreze birlikleri oluşturulmuş. Müfrezeler Fransız askerlerine ve işbirlikçileri Ermenilere bulundukları her yerde saldırıp mağlup etmiştir. Netice de Fransızların Mersin’i terk etmesi ile Mersin işgalden kurtulmuştur.” Dedi.
Yakın tarihimizin bilinmesinin önemine dikkat çeken Aydın, konuyu her yerde konuşacaklarını söyledi. Aydın, “Mersin’in Düşman işgalinden kurtuluşunda konuşulmayanları konuşmak bugün için çok önemli. 1919-1922 yılları arasında Kuvay-ı Milliye mücadelesinin her anı çok değerli. Kuvvacıların özverili, istekli oluşu kurtuluşa koşan adımlara, çare arayan gözlere cesaret vermiştir. Bunları salonlarda köy kahvelerinde konuşmak gerekir. Çünkü, yeni yetişen nesil atasından güç almalı, onun kahramanlığını örnek almalı. Böylece olası tehlike ve işgallerde yürekli olup tavır koysun.
İşgal kuvvetleri Fransızlar köylere kadar gidip okullarımızda Fransızca öğretmiş. Sanki yüzlerce yıl kalacaklarmış gibi… Kalamadılar tabi ki…
Çünkü, 22 yaşında Yedek Teğmen Mustafa Nail Komutan vardı. Yirmi iki yaşında… 1. Müfreze komutanıydı. Kuvvacıydı.
Günümüzde 22 yaşındaki evladımız ne yapıyor? Elinde cep telefonu ile oynuyor. 22 Yaşındaki Mustafa Nail ise, düşmanı yenmek için planlar yapıyordu.
YEDEK TEĞMEN MUSTAFA NAİL’İN MERSİN KURTULUŞUNA KATKISI
Osmanlı mağlup sayılıp, Ordu terhis edilince Yedek Teğmen Mustafa Nail, silah arkadaşları ile birlikte 1919 yılının son aylarında tren ile Adana’ya gelir.
Kozan’daki köyüne gider. Fakat ailesinin dağılmış olduğunu görünce, hiç düşünmeden Mustafa Kemal Paşanın çağrısına uyarak Kuvay-ı Milliye’ye katılmak üzere Karaman’a gider.
ARTIK KUVVACI OLMUŞTUR
Mut’a gelir. Kendisine Birinci bölük Müfreze Birliği Komutanlığı verilir. Mara’ya gelirler, İleri Harekat Mersin içlerine görevi verilince Mara’dan sonra Yağda Merkezi olan Gzüleoluk’a gelirler. Kendisine Kozanoğlu denilen Mustafa Nail, buradan Sorkun’a ve sonrasında Mersin merkezinin en uç bölgesi olan Arslanköyü’ne geldiklerinde Kuvvacılar, Jandarma Korakolu’nu teslim alır. Arslanköylülerin sevinci, Kuvvaıcların zaferi Mersin’e yayılır. Fransız komutan iyiden iyiye Kuvvacılardan çekinmeye başlamıştır. Tedbir almak istedikçe Jandarma erleri Kuvvacılara katılır. Arslanköy’den sonra Yedek Teğmen Mustafa Nail Mersin merkezine gitmek için Klavur mevkiinden Erçel’e(Değirmençay) gelir. Fransız komutan Anferre bu durumdan hoşnut olmaz ve Kuvay-ı Milli’nin daha da güçlenmemesi için üç bölük düzenli ordusunu Başnalar’a gönderir ve burada Halkın gücü ile birleşen Kuvvacılar düzenli orduyu mağlup etmiştir. Mersin’de yapılan ilk savaştır.
Şimdi
Başnalar Kalesi ve Zaferi” konusunu her yerde anlatacağız. Salonlarda köy meydanlarında kahvelerde konuşacağız. Başnalar Kalesi özgürleşene kadar Anlatmaya devam edeceğiz..
Bugün sizlerle bizleri buluşturan Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin’e Değer Katanlar- MEDEKA’ya ve Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e teşekkür ederim.” Dedi.

Arslanköylü; Kurtuluş Savaşı, 5 Kasım 1918’de Mersin’de başladı
Yazar Hüseyin Arslanköylü söyleşiye Kuvay-Milliye müfrezesinin Arslanköy’ü ele geçirmesini anlattı. Arslanköylü, Kurtuluş savaşının başlangıcının Mersin’den başlatıldığına dikkat çeken anlatımında, Atatürk’ün 5 Kasım 1918 tarihinde Mersin’e geldiğini söyledi. Arslanköylü,“Bize inkılap tarihinde öğretilen 19 Mayıs, tabi ki bir başlangıç ama ben esasının 5 Kasım 1918’de Mersin’de başladığını, fakat Mersin’in sahipsizliğinden bu tarih öne çıkartılamadı. Ne oldu 5 Kasım 1918’de Atatürk Mersin’e geldi Karamancılar konağında toplantı yaptı”Diyerek bu toplantıda Atatürk’ün İstanbul Hükümetini uyardığını ve akabinde silahların jandarmaya yani dağ köylerine dağıtılması emrini vererek çağrılması üzerine İstanbul’a hareket ettiğini anlattı. Arslanköy daha sonra Mustafa Nail komutanın Arslanköy Karakolunu ele geçirmesini, burada talihsiz bir şekilde ilk şehidin verilmesi olaylarını anlattı. Sonra Müfrezenin Erçel’e hareket ettiğini ve burada yapılan Başnalar Savaşı ve zaferinin Kuvay-ı Müfrezelerinin oluşumunda önemli bir yer tuttuğunu anlattı. İlk savaş olduğunu ve başlangıç olduğuna dikkat çekti. Mersin bilinciyle bu konunun gündemde tutulmasını önerdi.

Ata: Başna Kalesi hakkında geçmişte yaptıkları çalışmaları anlattı
Erçel Platformu adına Ahmet Ata söyleşisine tarihi kalelerin önemine dikkat çekerek, Başnalar Kalesi’nin yirmi yıl kadar önce surlarının daha sağlam olduğunu belirterek bugünlerde yıpranmış bir kale duvarlarının olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediye’sinin bu konuya önem verdiğine dikkat çeken Ata, kurumları bilgilendirmeye devam edeceklerinin altını çizdi ve randevu beklediklerini dile getirdi. Ata, “Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer” diyerek Başna Kalesi hakkında geçmişte yaptıkları çalışmaları anlattı. Yenişehir Belediyesi’ne başvuruları olduğunu hatırlatan Ata, belediyenin en azından yollarının yapılması ve ziyaretlere açılması için katkılarını beklediklerini söyledi. Fransızların işgal yıllarında Erçel’in merkezinde okul yaptıklarını belirten Ata, eğitimin önemine değinerek, kırsal kesimlerdeki okullarda öğrencilere tarihi bilgilerin anlatılmasını istedi.
Söyleşinin ardından soru yanıt şeklinde devam eden söyleşide, şairlerin şiirlerini okumasının ardından program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Gazeteci İbrahim Yalçıner ise aldığı söz ile Erçel’in Mersin’in kurtuluş savaşında merkez konumunda olduğuna dikkat çekerek Yedek Teğmen Mustafa Nail’in genç yaşta şehit olduğuna da dikkat çekti. Daha sonra Doçent Dr. Hasan Arslan ise Başnalar Zaferi ve Kalesinin unutulmaması ve devamlı gündemde tutulmasını istedi. MEYAD Kurucu Başkanı Mehmet Reşat Ata ise Yedek Teğmen Mustafa Nail’in hayatını ve yaptığı çalışmalarının makalesini yazan Gündüz Artan Hocanın burada anılmasının önemine değindi.

