Ben Kemal Geliyorum!
Mahkeme sonunda kararını verdi ve mutlak butlan kararı çıktı.
4-5 Kasım 2023’te yapılan Özgür Özel’in CHP’ye genel başkan seçildiği 38.kurultayı iptal etti.
Özgür Özel'in verilen bu kararla yaklaşık iki buçuk yıllık şaibelerle geçen genel başkanlık serüveni sanki hiç yaşanmamış gibi sona erdi.
Sanki bir rüyaydı yaşındı bitti.
O artık sıradan bir Manisa milletvekili...
İyisiyle kötüsüyle eğrisiyle doğrusuyla eksiğiyle fazlasıyla ortada bir yargı kararı var.
İçimize sinmeyebilir kızabilir hatta öfkelenebiliriz.
Ancak bu kararı tanımıyorum demek hukuk sistemine karşı eylem bazlı alternatif arayışlar içinde olmak partiyi tüm bu yaşatılanlardan sonra daha da dibe çeker.
Geçmişe dönük bunca örnek varken bu yola tevessül etmek ciddi zarar verir siyasete...
90'lı yılların ikinci dönemini hatırlayalım. Tam kaos yılları... Askeri vesayet yanında yargı ve medya vesayetinin zirvede olduğu toplumları ayrıştırdığı yargının medyadan servis ettiği gazete kupürleriyle döneminin iktidar ortağı olmasına rağmen Refah ve Fazilet partilerinin irtica yuvası olduğu düşüncesiyle nasıl kapatıldığını, 27 Nisan 2007'de 367 garabetini yine gazete manşetleri delil olarak kullanılarak AK Partiyi kapatma girişimlerini iktidar partisi olmasına rağmen kesilen hazine yardımlarını hatırlayalım. O dönemin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan yargı kararlarının doğru olmadığını ifade etti ancak tanımıyorum uymayacağım demedi. Devlete zarar gelir düşüncesiyle devletin mahkemelerine karşı aşağılayıcı bir dil kullanmadı.
Tabi gelinen noktada mahkemece verilen bu mutlak butlan kararının ciddi sonuçları olacağı ortada.
Bu mutlak butlan kararına göre 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38.kurultay hiç yapılmamış kabul edilecek, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi olduğu gibi CHP yönetimini devralacak.
Yani 38.kurultayla işbaşına gelen Özgür Özel ve ekibinin parti tüzel kişiliği altında yaptığı her şey yok hükmünde sayılacak alınan kararlar geçersiz sayılacak, son iki buçuk yıl için hiçbir şey yaşanmamış kabul edilecek.
Akşam üzeri verilen karara karşı parti meclisinden direnme kararı çıktı.
Bu şu demek Kılıçdaroğlu ve ekibi parti genel merkezine gelirse içeriye sokulmayacak darp edilme pahasına içeriye alınmayacak.
Biraz tanıyorsam CHP’yi bu fırtına çok sürmeyecek kısa zamanda bugün kasırga gibi uğultu yapanların önemli bir kısmı kısa zamanda yüzleri okşayan melteme dönüşecek.
Zira CHP’de koşullara uyum çabuk gelişir ve gerçekleşir. Hepimiz biliriz ki tatlı suyun başı kalabalık olur. Bu CHP'de daha da belirgin daha da iç acıçıtıdır.
CHP'de iktidar olma hevesi vardır. Bu heves iktidarı elde etmek olabildiğince nimetlerinden faydalanmak üzere kurgulanır. Yoksa bir ülke davası veya büyük Türkiye iddiası yoktur.
Gelinen noktada Kılıçdaroğlu'nun 2,5 yılık süreçte parti genel başkanlığına aş erdiği partinin başına gelmesi durumunda neler yapabileceğini ince ince hesap ettiği düşünüldüğünde parti yönetimini bir daha İmamoğlu ve Özel gibilere bırakmayacağı düşünüldüğünde dava-çıkar ilişkisinde tercihen gelecek seçimde yerlerini garantiye almak isteyecek milletvekillerinin Kılıçdaroğlu'nun etrafında toplanacaklarına birlikte şahitlik edeceğiz.
Kılıçdaroğlu’na telefon ve ziyaret trafiğinin hız kesmediğine partiye geldiğinde karşı kitlenin içeriye sokmama çabalarına karşı kendi yandaşı milletvekillerinin bu engellemelere karşı hamlelerine tanıklık edeceğiz.
İfade ettiğim gibi CHP’de vefa yoktur sadece çıkar vardır.
Hatta son gelen haberlere göre Özgür Özel’in çevresi yavaş yavaş boşalmaya başlamış bile.
Kılıçdaroğlu’nun telefon trafiği artmış ve telefonları susmuyormuş.
Bu arada Özgür Özel’de ilk hamlesini yapmış kararı Yargıtaya taşımış. Kılıçdaroğlu boş durur mu oda ilk hamlesini yaparak Yargıtaya başvuru yapan avukatları azlettiğini söylemiş.
Tıpkı vahşi batıdaki kovboy filmlerini aratmayacak bir düelloya tanıklık ediyoruz.
Yani demem o ki dünlerde Kılıçdaroğlu’na şans tanımayanlar gelse bile artık ondan bir şey olmaz diyenler bugün araziye uyum sağlama peşinde konutunun etrafında dolaşıyorlar onunla görüşebilmek için fırsat kollama çabasındaymış.
Son haberlere göre Kılıçdaroğlu’nu arayıp tebrik telefonu açan milletvekillerinin sayısı 109'u devirmiş bile...
Vefa, CHP için İstanbul'da bir semtin isminden öte bir şey değildir. Dediğim gibi atomu parçalamak CHP’de vefa aramaktan daha basittir.
Güç, işte böyle bir şeydir. İstisnalar dışında insanoğlu fıtratı gereği güce yatar. Gücün kendisine sağlayacak fırsatlarına kapı aralamak ister.
Son günlerde sosyal medyada bir Kemal Kılıçdaroğlu repliği ortalığı kasıp kavuruyor.
Rahmetli Kemal Sunal ve Cüneyt Arkın'ın filmlerinden alıntılanarak '' Kemal'' karakteri üzerinden güldürücü ve bir o kadarda eğlendirici bir repliği paylaşım yapmışlar. Replikte telefon avizesini kaldıran Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hiç beklemedikleri şekilde karşı telefondan şu sesi duyuyor: ‘’ Ben Kemal geliyorum!’’
Bu sesi duyan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun paçaları tutuşuyor tabi...
