Son Tetikçisi…

Siyaset, insan vücuduna benzeyen bir organizmadır.

Organizma bazen siyasal bünyede kendisine uyum sağlayamayan organın vücuda zarar verme olasılığına karşı ona tepki gösterir onu bünyeden atmak ister. Bu doku uyumsuzluğun sebebi doku reddidir.

Türk siyasetinde son yıllarda Özgür Özel ile genel başkanı olduğu CHP arasında bir doku uyuşmazlığı mevcut. Benzer bir uyuşmazlık eski genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile parti arasında da vardı ve bu uyumsuzluk nedeniyle parti onu kendi bünyesinden attı.

Son yıllarda muhalefet özellikle ana muhalefet penceresinden bakıldığında bu ülkede ciddi bir siyasal lider eksikliği bir nevi ‘’ kaht-ı rical’’ dönemi yaşıyoruz. Bu eksikliğin nedeni iktidar tarafında Erdoğan gibi güçlü bir siyasal liderin siyasetin çıtasını yükseltmiş olmasından kaynaklanıyor da olabilir.

Belki uzun yıllara sirayet eden siyasi tecrübenin getirdiği siyasetteki ustalığından belki de Erdoğan’ın gittikçe güçlenen vizyonel duruşundan buna karşın ana muhalefetin düşük profilli siyasal öncülerinin liderlik perspektifindeki vasıfsızlıklarından kaynaklanıyor olabilir. Ancak kesin olan bir şey var ki bu ülke ana muhalefet yönüyle son yıllarda ciddi bir lider yetersizliği yaşıyor.

Toplum olarak tüm bu eksiklikler yetersizlikler anlaşılabilir sineye çekilebilir. Ancak toplum olarak sineye çekemeyeceğimiz bazı şeyler vardır ki buda siyasetteki ahlaki çürümedir.

Bugün ülke kamuoyu siyaset yönüyle bir ahlaki çürümeden ana muhalefet CHP’de yaşanan ayyuka çıkan siyasi çürümeden bahsediyor.

Ancak daha vahim olanı CHP’de bugün yaşanan şeylerin bir siyasal ahlak sorununu depreştirmiş olması, bu durumun gittikçe müzminleşmesi ve artık sıradanlaşması olağan görünüyor olmasıdır.

Düşünebiliyor musunuz ülkenin en kadim partisi, kuruluşuyla bir asrı deviren CHP, son yaşanan olaylarla ahlaki ve siyasal çöküşle birlikte bir kurumsal çöküşe doğru dolu dizgin yol alıyor.

Son bir yılı aşkındır yolsuzluk, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma; bugünlerde ise taciz ve seks skandalları… Neresinden tutsanız elinizde kalıyor.

Tüm bunlar ortada iken CHP parti yönetimin bunu bir sorun olarak görüp bir ahlaki refleks geliştirip gerekli önleyici veya yok edici tedbirleri alması gerekirken tam tersine ahlaksızlığı örtbas etme gayreti içinde olması, belediye rögarlarının pisliğini CHP genel merkezinin temeline akıtıyor olmasıdır.

Çeyrek asır veya daha uzun yıllara sarih kazanılan İstanbul, Ankara, Bursa, Uşak gibi il belediyeleri ve İstanbul’un birçok ilçe ve Görele gibi ilçe belediyelerde elde edilen başarının yolsuzluk, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma taciz ve seks skandalları ile riske edilerek hoyratça kullanılmasıdır.

Yıllar içinde biriken ‘’ histerilerin’’ kontrol edilemeyen arzu ve davranışların dışa vurumu, ahlaki direnişin arzulara teslimiyeti, duyguların akla karşı zaferiydi belki…

CHP gibi 103 yıllık bir partinin ‘’tek adamlık, jakobenlik, elitistlerin partisi’’ imajının birde ‘’ rüşvetçi, hırsız, tacizci’’ nitelemelerle yaftalanması, zihinlerden zor kazınacak bu tür olgulara teslim olmasıydı.

Böyle şeyler nasıl olabiliyor nasıl sahip çıkılabiliyor diye sorabilirsiniz belki ancak yaklaşık 3 yıl önce genel başkan Özgür Özel'in partinin başına nasıl hangi entrikalarla geldiğini bir düşünün?

Balık, baştan kokarmış. Kılıçdaoğlu'na rağmen Özgür Özel’in genel başkan olarak parti koltuğuna hangi entrikalarla oturduğunu, ondan önceki genel başkan Kılıçdaroğlu'nun rahmetli Baykal'a rağmen parti genel başkanlığı koltuğuna hangi kumpaslarla oturduğunu hepimiz biliyoruz. Bunların hepsi birer sakat doğumdu. Eğer çocuk, sakat doğmuşsa sakat olarak yaşamaya devam eder.

  1. parti genel merkez ve yöneticilerini, belediyelerden gayri ahlaki olarak elde edilen rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlükler ile besler ve yemlersen, parti genel merkezide bu ahlaksızlıklar ve cinsel istismarlar karşısında gerektiğinde ahlaksızlığı savunur hale gelirler.

Hadi genel merkez yöneticileri, bunları savunan bazı gazeteciler bunlardan nemalanıyor ve savunuyor da CHP tabanı bu pisliği nasıl savunuyor bunu anlamak mümkün değil.

İşin en ilginç tarafı ise birçoğu kadın olan gazetecisi ve yazarıyla CHP seçmeni, seks skandallarında adı geçen belediye başkanlarına bu ahlaksızlıklar karşısında ahlaki duruş sergileyerek tepki göstermek yerine, bu pisliği niçin eline yüzüne bulaştırdın bunu daha gözden uzak tenha bir yerde yapamaz mıydın serzenişini duyuyoruz.

Eski genel başkan Kılıçdaroğlu yalancı yönüyle ‘’mitoman’’ olarak eleştirildi. Ancak hiçbir zaman ‘’yolsuzluk, rüşvet, taciz, seks skandallarına’’ göz yummak gibi ahlaksızlıklar ile eleştirilmedi. İşin doğrusu kendisi de bu yönüyle temiz yaşadı böyle şeylerin içinde olmadı.

Ancak Özgür Özel CHP’si öylemi?

Bugün 103 yıllık CHP, ülkenin siyasi organizmasında bir doku reddi yaşıyor. Türk siyaseti, yaşananlar karşısında ülkeye uyum sağlama konusunda doku reddi yaşayan CHP’yi ülke siyasetinden ‘’eksize etme’’ vücut organizması olarak tasavvur ettiğimiz ülke siyasetinden kesip çıkarma sürecine doğru götürüyor.

Gelinen noktada yönettikleri kentlerin tıkanan rögarlarının pisliği Söğütözü’ndeki parti genel merkezine akarken genel başkan Özgür Özel’, pisliği kamufle edeyim derken eline yüzüne bulaştırdığının, 2023’ün 9 Eylül’ün de 100.yılını devirecek CHP’nin ayaklarına sıkarak kötürüm edecek ‘’son tetikçisi’’ olduğunun farkında değil…